Tügiad Bursa Şubesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tügiad Bursa Şubesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2015 Çarşamba

Tügiad Bursa Şubesi Kahvaltısı - 11.11.2015 Konuşma Metnim


•         Çok mağlubu tek galibi olan bir seçimi geride bıraktık (muhalefet partilerinin tamamı ve anket şirketleri).  Seçim anketlerinin son yıllarda hiç gözlenmediği kadar ciddi boyutta yanıldığı (Adil Gür'ün anketi hariç, onda bile yanılma 2.5 puan düzeyindeydi) bir seçimdi.
•         Ak Parti tek başına iktidar için gereken 276 milletvekilinin oldukça üzerinde sayıda milletvekili çıkardı (toplam 317 milletvekli)
•         Mevcut meclis aritmetiği anayasal değişikliklerin Parlamento'da yapılmasına izin vermiyor. Anayasal değişiklikleri referanduma götürmek için 330 milletvekili şart. Anayasal değişikliklerin Meclis'te yapılabilmesi için ise süper çoğunluk (367 milletvekili) gerekiyor.
•         Yabancı yatırımcının tercih ettiği en iyi ikinci senaryo gerçekleşmiş oldu. (ilk tercihleri AKP-CHP ikinci tercihleriyse tek başına AK Parti iktidarıydı)
•         Seçim sonrası piyasalarda yaşanan olumlu hava kısa sürdü.  Başkanlık sistemi konusunun ekonomik reformlardan önce gündeme gelmesi ve Fed'in Aralık toplantısında faiz artırımına yönelik çok güçlü sinyal vermesiyle seçim sonrası 2.75'lere kadar inen dolar-TL yeniden 2.90'ın üzerine yerleşti. Benzer şekilde Euro-TL'de seçimlerden hemen sonra 3.04'lere kadar inmişti.  Lakin son günlerde yeniden 3.10'un üzerinden işlem görüyor.
•         Seçimlerden tek parti iktidarı çıkması Türkiye'nin kredi notunda indirim riskini ortadan kaldırdı (en azından görünür gelecek için)
•         İçeride Başkanlık tartışmaları ve ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceği dışarıdaysa Fed'in atacağı adımlar piyasaların kaderini belirleyecek faktörler. 
•         En iyimser senaryoda dolar-TL'de 2.70'e, Euro-TL ise 2.90'a inebilir.Bu düzeylerin altı (Türkiye düşük faiz-yüksek kur modelini benimsediği için ve Fed baskısı olacağı için) kalıcı olarak beklenmemeli. 

•         Fed'in faiz artırımı gündemde olduğu için Merkez Bankası'nın önümüzdeki aylarda faiz indirimi yapması kolay değil. Lakin Hükümetin kurulması ve ekonomi yönetiminin şekillenmesiyle piyasa faizlerinde (kredi ve mevduat faizleri) 1 puan civarında bir gevşeme olabilir. Daha fazlası içinde bulunduğumuz konjonktürde çok güç.  

2 Haziran 2015 Salı

MHP Bursa Milletvekil Adayları Tügiad Bursa Şubesini ziyaret ettiler

MHP Bursa Milletvekili Adayları Sn. Dr. Kadir Koçdemir ve Sn. Selçuk Türkoğlu beraberlerindeki heyet ile derneğimizi ziyaret ettiler.

CHP Bursa Milletveli Adayları TÜGİAD Bursa Şubesini Ziyaret etti

CHP Bursa İl Başkanı Sn. Zafer Yıldız, Bursa Milletvekili Adayları Sn. Prof.Dr. Lale Karabıyık, Sn. Gürhan Akdoğan, Sn.İnan Keser beraberlerindeki heyet ile derneğimizi ziyaret ettiler. Lale Hocamıza son 10 yıldır derneğimize katkılarından dolayı şükran plaketi takdim ettik.


20 Nisan 2015 Pazartesi

Bursa sanayi için altyapı acil sağlanmalı - Metin CARAV 17.04.2015 Kent Gazetesi - Bursanın Cesur Gazetesi

Bursa sanayi için altyapı acil sağlanmalı *


Bursa sanayi için altyapı acil sağlanmalı
Önceki gün TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur ve yönetim kurulu üyeleri Gazetemiz Kent’e ziyarette bulundu.
Bursa’nın gelişmeye devam etmesi gerektiğine işaret eden Gökhan Onur, yatırımlar açısından cazibe merkezi olan Bursa’nın bazı acil altyapı yatırımlarının da yapılması gerektiğine dikkat çekti.
BTSO öncülüğünde İleri teknoloji OSB’nin çok önemli olduğunu kaydeden Gökhan Onur, ‘Ancak bu bölge yapılmadan lojistik altyapının da yapılması lazım. Bu bölgenin mutlaka demiryolu ve liman bağlantılarının olması şart’ diyerek, Bursa’nın içinde kalan bölgelerde ve ovada yatırım yapmanın çok zor olduğunu ifade ediyor.
Mesleki eğitimin de önemine değinen Gökhan Onur, herkesin mutlaka üniversite okumasının şart olmadığını, ara eleman ihtiyaçlarının mesleki eğitimlerle çözülmesi gerektiğini anlatıyor.
Bursa’da birçok üniversitenin eğitim verdiğini ancak, Bursa için otomotiv, mekatronik ve bilişim gibi alanlarda eğitim verecek üniversitelerin de olması gerektiğini vurguluyor Gökhan Onur.
TÜGİAD olarak kişisel gelişim ve girişimcilik konularına önem verdiklerini söyleyen Gökhan Onur, ‘Örneğin üniversite öğrencilerinin girişimcilik tezlerinin bizlerin koçluğunda hayata geçirilmesi konusunda çalışmalar yapıyoruz’ diyor.
Diğer yandan kendi üyeleri içinde 23 girişimciye KOSGEB desteklerinden yararlanması konusunda çalışmalar yaptıklarını ve bu kişilerin sertifikalarını aldıklarını anlatıyor Gökhan Onur. Onur, girişimcilik konusunda farklı ve konusunda uzman konuşmacıları getirip, üyelerin ufkunu açmaya çalıştıklarını da belirtiyor.


* Kent Gazetesi Metin CARAV 17.4.2014 haberi




Mehmet İslamoğlu veda etti Metin CARAV 17.04.2015 Kent Gazetesi - Bursanın Cesur Gazetesi

14 Mart 2015 Cumartesi

Aile Şirketleri ve Kurumsal Yönetim - Tügiad Akademi - Doç.Dr. Aylin Poroy Arsoy

TÜGİAD AKADEMİ’DE AİLE ŞİRKETLERİ VE KURUMSAL YÖNETİM KONUŞULDU

U.Ü.İİBF. İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Poroy Arsoy’u ağırladı. Arsoy, aile şirketlerinde kurumsal yönetimin önemini anlattı. Arsoy, aile şirketlerinde yönetim kurulunun üçte birinin aile dışından olması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD) Bursa Şubesi’nin TÜGİAD AKADEMİ programı, üyelerin yoğun katılımıyla devam ediyor. TÜGİAD Bursa Şubesi, önceki akşam dernek binasında düzenlenen toplantıda, U.Ü.İİBF. İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Poroy Arsoy’u ağırladı. Arsoy, ‘Kurumsal yönetim, aile yönetişimi ve aile anayasası’ başlıklı konuşmasında, aile şirketlerinin nasıl doğru yönetilebileceğini anlattı. “Aile şirketlerinde ihmal ve israfın önüne geçmenin tek yolu kurumsal yönetimi doğru şekilde başarmak” diyen Arsoy, kurumsal yönetimin zorunlu olmaması g-nedeniyle daha çok halka açık şirketlerde uygulandığını, aile şirketlerinin ise daha çok geleneksel yöntemlerle yönetildiğini belirtti.  Arsoy, “Aile şirketlerinde baba-oğul veya kız diyalogları vardır. Aile şirketlerinde başkaları dinlense bile daima tek başına alınan kararlar yönetilir. Kurumsal yönetim ise herkesin fikrini önemser. Sadece bir kişinin sözünün geçmesine izin vermez. Çünkü tamamıyla ilişkiye odaklanır. Kurumsal yönetim; hesap verebilirlik, adillik, şeffaflık ve sorumluluk ilkelerinden oluşur” dedi. Bugünün firmalarında başlıca değer belirleme unsurlarının finansal raporlamalara bağlı olduğuna dikkati çeken Arsoy, gelecekte ise bir firmanın değerinin finansal olmayan bilgilere göre verileceğini ifade etti. Arsoy, “Geleceğin firmaları itibar, marka, güven, kredibilite, bütünleşik raporlama, entelektüel sermaye, müşteri sadakati, risk yönetimi, sosyal ve çevresel sorumluluk kavramlarıyla değer kazanacak. KOBİ’ler için de durum aynı. Kurumsal yönetimin gerektirdiği gibi tek bir kişiye sorumluluk ve yetki verilmemeli. Vizyon ve misyon belirlenerek, pay sahipleri ile paylaşılmalı” şeklinde konuştu.

“AİLE ŞİRKETLERİNDE EN ÖNEMLİ REKABETÇİ AVANTAJ HIZ”
Kurumsal yönetimi uygulamayan aile şirketlerinin önündeki en büyük engelin ise hem yöneticileri hem de şirketi yıpratan geleneksel yönetim şekilleri olduğunun altını çizen Doç. Dr. Aylin Poroy Arsoy, “Aile şirketlerindeki en önemli rekabetçi avantaj hızlı iletişimdir. Fakat bunun dışında aile içi çıkar çatışmaları, kuşaklar arası çatışma, branşlaşma, fikir çatışmaları, statükonun yok olması, aidiyet duygusunun azalması gibi olumsuz etkenlerin de varlığını kabul etmek gerekir. Bunu en iyi 3 kuşak kuralı olan ‘tüccar baba, centilmen oğul, dilenci torun’ sözüyle ifade edebiliriz. Bunun en büyük sebebi ise, servet hep aynı düzeyde artarken, aile üye sayısı ve ihtiyaçların artması gösterilebilir” şeklinde konuştu.

DEĞİŞİMİ TEHDİT OLARAK ALGILARLAR
Öte yandan aile şirketlerinin genelde değişime önyargılı olduklarını söyleyen Arsoy, bu tür şirketler müşteri talebine göre değişimden uzak durur. Değişimi bir risk, tehdit olarak algılar. Oysaki kurumsal yönetim, iletişim odaklı olması nedeniyle değişime de kucak açacaktır” diye konuştu. Aile yönetimi stratejine de değinen Arsoy, aile şirketlerinde yönetim kurulunun üçte birinin aile dışından olması gerektiğine vurgu yaparak, birden fazla ailenin ortaklığıyla kurulan şirketlerde ise aile konseyinin oluşturulması gerektiğini bildirdi.


TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Gökhan Onur, U.Ü.İİBF. İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Poroy Arsoy’a paylaşımlarından dolayı teşekkür belgesi takdim etti.















Hürriyet Bursa ve Kent Gazetesinde yer alan haberlerimiz.






6 Mart 2015 Cuma

F4 şehitlerimize Allah tan rahmet, ailelerine de sabır diliyorum.









Eskişehir'den kalkan ve Konya'da düşen Askeri uçakta şehit olan askerlerimiz Hv.Plt.Kur.Yzb. Mustafa Tanış ve Hv.Plt.Kur.Yzb. Mustafa Delikanlı ya  Allah'dan rahmet ailelerine, sevenlerine ve milletimize başsağlığı dilerim.Son 10 gün içerisinde eğitimli 6 askerimiz  F4 uçaklarında şehit oldu.F4 Phantom uçaklarımızın uçuşlarının da düşen uçaklarımıza ait kaza kırım raporlarının bitişine kadar da uçuşlarına izin verilmemesi kanaatindeyim.

Saygılarımla,

Gökhan Onur

YK Başkanı

Tügiad Bursa Şubesi

29 Haziran 2014 Pazar

2014 Haziran Türkiye Ekonomisi Değerlendirme Notları - Gökhan Onur


Türkiye ekonomisi 2014 yılı ilk 3 aylık döneminde yüzde 4.3 oranında büyüdü. Ancak  dolar olarak bir yıl önce ilk 3 ayda 198 milyar dolar olan milli gelir, bu yılın aynı döneminde 184 milyar dolara geriledi.Yani aslında  dolar olarak yüzde 7.2 oranında küçüldük.


Diğer taraftan elimizdeki son istihdam verisi olan Şubat ayından Mart ayına  iş arayanların sayısında büyük bir artış oldu. Toplam işgücü sayısı 506 bin arttı.
Mart ayında iş arayan 506 bin kişilık artışa karşın ekonomi daha fazla 584 bin kişiye iş imkânı sağladı, işsiz sayısı da 78 bin azaldı. Fakat maalesef yaratılan iş imkanında sanayi sektörünün etkisi az oldu.  İş bulabilenlerin sadece yüzde 2’si sanayi sektöründe iş bulabildi. Mart ayında işsizlik rakamı: % 9.7 olurken iş bulabilenlerin yüzde 46’sı tarım sektöründe, yüzde 43’ü hizmetler sektöründe, yüzde 9’u inşaat sektöründe iş buldu. Yani Şubat ayından Mart ayına geçilirken ekonomide sanayi sektörü sadece 6 bin kişiye iş imkânı yaratmış oldu, mevsim nedeniyle canlanan tarım sektörü ve hizmetler kesimi iş arayanların iş bulabildikleri sektörler olarak ön plana çıktı.Bu arada İnşaat sektörü de 55 bin kişiye ek iş imkânı sağladı.
Sonuç olarak, şubat ayında 10.2 olan işsizlik oranı mart ayında yüzde 9.7’ye geriledi. Tarım dışı işsizlik yüzde 12.1’den 11.8’e, genç işsizlerin oranı yüzde 17.0’den yüzde 16.7’ye düştü.
Son veri olarak Merkez Bankası faizi beklentiden fazla indirdi.
Enflasyon tarafına bakldığında yıllık artış 9.6 yı bulmuştu. Haziran ayında öneceki yıla göre baz etkisiyle de olsa da enflasyonda gerileme bekleniyor . Bu durumda da 8.7-.8.8 gibi bir seviyede olabilek enflasyona karşılık faiz oranlarındaki gerileme neredeyse negatif faize doğru gidiyor.

Şu ana kadar Merkez Bankasının bankaları değişik faiz oranlarıyla fonladığı gerçeğine bakarsak; son zamanlarda Merkez Bankası genelde yüzde 9.5’ten  kredi kullandırıyordu, bu orandan bankalara verdiği para 30-40 milyar TL civarında.

Oysa bankaların ekonomiye toplam 1 trilyon TL kredi verdiği düşünüldüğünde; artık bundan sonra yüzde 8.75  den kullanabilseler de bu orandan kullanabilecekleri 30-40 milyar tl lık kredi, bankalara kullandırdıkları kredilerin sadece yüzde 3 ile yüzde 4 kadar. Bu nedenle kullanılan kredilerdeki ucuzlama  yani  Merkez’in faizi indirmesi, hazine bonosu faizlerinde indirim getirse de hemen   banka kredilerinde faizin ucuzlamasına  yardımcı olamaz. Ama tabi ki piyasaya moral vermesi yönünden önemlidir. Çünkü bankalar Merkez Bankası’nın kendilerine kredi kullandırabileceği tavana bakıyor. Şuan da tavan %12, bu nedenle politika faizinde % 8.75 e gerileme hemen kredi faizine direk yansımayacak ya da belirgin oranda yansımayacaktır. Tabi bir müddet sonra tavanda da indirim gelebilir, negatif faiz bu durumda daha belirgin ortaya çıkacaktır, tasarruf oranının açısından teşvik edici olmadığından , tüketimi teşvik edeceği de söylenebilir.
Bu durumda akla gelen soru, faiz indirimleri yatırımları mı yoksa tüketimi mi teşvik edecektir. Tabi öncelikle tüketimi teşvik edecektir, daha sonra cari açık tarafı da artabilir.
Yabancı sermaye girişi devam ettikçe de cari açık sorun olmayacaktır, ancak azalan iç tasarruf oranıyla birlikte düşünüldüğünde bir miktar risk primini de arttırır.
Yani faiz düşüşünün talep enflasyonu sebebiyle tekrar enflasyonu arttırması burada düşünülmesi gereken diğer risktir. Bu nedenle Merkezin konrtollü gitmesi önemlidir.
Diğer taraftan ISO 500 de yar alan şirketlerin 2013 performansları incelendiğinde dışarıya döviz borcu olan şirketlerin etkisi ön plana çıkmaktadır. Şirketlerin yüksek kur ve yüksek faiz etkisiyle son derece zor durumda kaldıkları aşikardır.
Kamu şirketleri hariç özel sektör şirketlerine bakıldığında önceki yıla göre borçlarının ¼ düzeyinde arttığı, 2008 kriz yılından bile daha fazla bir artışı ifade ettiği, borçların toplam kaynaklar içindeki payı artarken, şirket karlarında da azalma var. Sektörel olarak bakıldığında en fazla döviz açık pozisyonu olan sektörün sanayi sektörü olması bazı riskleri de beraberinde getiriyor.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ”Sanayicimiz bundan böyle devletten uzun vadeli kredi teşviklerinde yapısal dönüşümü destekleyecek, sanayinin şu anda girmiş olduğu bu kararsızlık ortamını aşacak boyutta bir işbirliğini bekliyor” diyor. İSO Başkanı, yüzde 12’lik tasarruf oranının kaygı verici olduğunu belirterek, “Bu oran özel sektörün kendisini geliştirmek için ihtiyaç duyduğu kaynakları TL bazlı edinme fırsatını Türk sanayicilerine vermiyor. Bu mecburiyetten birçok sanayicimiz döviz kaynağıyla ihtiyaçlarını gideriyor” değerlendirmesini yaparak, Türk özel sektörünün 270 milyar dolar dolayında “hassas” bir borç yükünü taşıdığının altını çiziyor. Sanayicilerin dünya standartlarında rekabetçilik kazanabilmesi için devlet desteğine ihtiyaç olduğunu belirten Bahçıvan, isteklerini şöyle dile getiriyor: “Sanayicimiz bundan böyle devletten uzun vadeli yapısal dönüşümü destekleyecek, sanayinin şu anda gelmiş olduğu kararsızlık ortamını aşacak boyutta bir işbirliği bekliyor. Bizim bu dönemde dikkatini çektiğimiz bütünsel kalkınmayı hedefl eyen bir yapının oluşturulmasıdır.” 
ISO verileri incelendiğinde;
İlk 100 firma içerisinde 46 İstanbul, 41 Anadolu firması ve 13 Ankaralı kamu firması yer alıyor. Kocaeli 7 firma ile Anadolu’dan en çok firmasını ilk 100’e sokan il oluyor.

 2008 yılında 500 büyük içerisinde 233 Anadolu firması yer alırken, 2012 yılında Anadolulu firma sayısı toplamın yüzde 50’sini aşarak 262’ye yükselmiş. 2013 yılında da yükseliş sürerek 273 firmaya ulaşmış durumda.
 2012’de 500 büyüğün 437’si yüzde 87.4’ü kar,63’ü yüzde 12.6’sı zarar ederken, 2013’te kar eden firma sayısı 371’e yüzde 74.2’ye gerilerken, zarar eden firma sayısı 129’a oran olarak da iki katına yüzde 25.8’e yükselmiş durumda.
 Sektörlere göre ilk 100 firmaya baktığımızda ilk sırayı 20 firma ile gıda ve tavukçuluğun aldığını görüyoruz. Onu 18 firma ile demir-çelik sektörü, 12 firma ile otomotiv, 8 firma ile kimya ve 8 firma ile madencilik sektörleri izliyor. 

2 Haziran 2014 Pazartesi

TÜGİAD ’TAN BTSO ’YA ZİYARET


TÜGİAD’TAN BTSO’YA ZİYARET

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı ziyaret etti.

TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Gökhan Onur ve yönetim kurulu üyeleri, BTSO Başkanı Burkay ve yönetim kurulu üyelerine ziyarette bulundu. Başkan Burkay, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TÜGİAD’ın Türkiye’nin ve Bursa’nın en önemli iş dünyası kuruluşlarından birisi olduğunu kaydetti. BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Aytuğ Onur ve Fahrettin Gülener’in de hazır bulunduğu ziyarette Oda’nın çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Burkay, “İş dünyası temsilcileri olarak ülkemize ve Bursa’mıza neler kazandırabileceğimizin peşindeyiz. Sizler gibi başarılı genç işadamlarının çabalarını görmek, heyecanınıza ve azminize tanık olmak bizleri sevindiriyor. Genç işadamlarının girişimci ruhu bizleri de motive ediyor” dedi.

TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Gökhan Onur ise, BTSO’nun başarılı çalışmalarını takdirle izlediklerini belirterek, Bursa ekonomisi için hayata geçirilecek projelere her zaman destek vereceklerini dile getirdi.

TÜGİAD Heyeti, BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk’u da ziyaret etti. TÜGİAD’ın faaliyetleri hakkında bilgi alan Başkan Remzi Topuk, BTSO olarak STK’larla her zaman işbirliği halinde olmanın Bursa’ya önemli kazanımlar sağlayacağını dile getirdi.



31 Mayıs 2014 Cumartesi

Öğrenciler, girişimcilik projesi ödüllerini aldı

http://www.uludag.edu.tr/haberler/oku/dn/1271

Öğrenciler, girişimcilik projesi ödüllerini aldı



TÜGİAD Bursa Şubesi işbirliği ile düzenlenen Girişimcilik Proje Yarışmasında birinci seçilen “1001tasarim.com" adlı online tasarım-matbaa projesini hazırlayan Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü öğrencileri ödüllerini aldı.

 

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Bursa Şubesi Yönetimi, Girişimcilik Proje Yarışmasında birinci seçilen öğrencilerle birlikte Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek’i ziyaret etti. Ziyarette, TÜGİAD Yönetimi öğrencilere ödüllerini verirken Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek de projeye katkıları nedeniyle dernek adına Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Onur’a teşekkür plaketi verdi.
Ziyarette göreve yeni seçilen yönetim kurulu üyelerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, TÜGİAD’ın girişimciliği geliştirmek amacıyla düzenlediği yarışma için teşekkür etti. Ülkemizde ekip çalışması ve girişimcilik kültürünün eksikliğine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Dilek, genç işadamlarının koçluğuyla öğrencilerin bu eksiklerini tamamlayarak hayallerini fikre dönüştürdüklerini söyledi.
TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur da, tecrübelerini Bursa’daki gençlere aktarmak istediklerini ve Uludağ Üniversitesi’nin de bu konuda kendilerini iş ortağı ve partner olarak görüp desteklemesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
İİBF Öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Karabıyık da, öğrencilerin bu etkinlikte, iş fikirlerinin nasıl paraya dönüşebileceğini olumlu ve olumsuz senaryolarla gördüklerini, bunun da mezun olduktan sonra çok işlerine yaradığını söyledi.
Öğrenciler de, edindikleri deneyimleri paylaştılar ve bu fırsatı yaratan TÜGİAD yönetimine ve Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek’e teşekkür ettiler.
Ziyarette, TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, üyeler Necati Aydın, Onur Özkul, Onur Özselek, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Saim Kılavuz ve Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün yanı sıra, projeleri birinci seçilen öğrenciler Yavuz Yıldız, Mehmet Eğinci, Tuğçe Göldeli, Rukiye Nur Ateş ve Özge Kirişçi de hazır bulundu.
UÜ Rektörlük Basın Bürosu

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Microsoft Türkiye CEO su Tamer Özmen - 27.05.2014 Tügiad Bursa Şubesi Toplantı Konuğumuz - Bursa

KOBİLER YÜZDE 10 DAHA FAZLA TEKNOLOJİYE YÖNELSE
HEM CİRO HEM İSTİHDAM ARTAR


Günümüz teknolojisinin sanal zeka kavramını da gündeme getirdiğine dikkati çeken Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen, KOBİ’lerin teknolojiyi bugünkü kullanımlarından yüzde 10 fazla kullanmasıyla 770 milyar dolar daha fazla gelir elde edeceğini ve büyüyen iş hacmiyle 6,2 milyon ek istihdam yaratılabileceğini söyledi. Özmen, “Türkiye’deki 3,5 milyon KOBİ için ise, yüzde 10 teknoloji kullanım artışı, 15 milyar dolar gelir artışını ve 360 bin yeni istihdamı getirir” dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Bursa Şubesi üyeleri aylık olağan toplantısında Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen’i ağırladı. Sheraton Otel’de gerçekleştirilen toplantının içeriğini günümüz bilişim teknolojileri sektöründeki gelişmeler ve şirketlerin bu gelişmeleri nasıl yakından takip edebilecekleri, kendilerine nasıl faydalı hale getirebilecekleri konuları oluşturdu. Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, konuşmasına Soma’da hayatını kaybeden maden işçilerini anarak başladı. Gökhan Onur, iş dünyasını ilgilendiren son ekonomik gelişmelere de değinerek, “Gecikmeli kur etkisi ve mevsimsel geçiş sebebiyle artan enflasyon dikkate alındığında Merkez Bankası’nın (MB) çok fazla faiz beklentisi yapması beklenmese de piyasa böyle bir beklenti içinde girdi. MB geçtiğimiz hafta bir haftalık repo faizi olan politika faizinde yarım puanlık indirime giderek, piyasanın hareketini de tescillemiş oldu. Ancak söz konusu indirimin bu aşamada kredi faizlerine ve tüketiciye çok fazla yansıması mümkün görünmüyor. Yine de yapılan indirim gelecekte enflasyon oranında muhtemel bir düşüş beklentisi ifade ediyor ve kur etkisinin de enflasyonda olumlu etki yapması olasılığını güçlendiriyor. Umarız tüm bu veriler ikinci çeyrekten itibaren talepte de olumlu gelişmeler yaratır” diye konuştu.
Toplantıya konuk konuşmacı olarak katılan Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen ise, teknolojideki hızlı gelişimi “10 yılda bir kendini gösterirken 7 yılda bir hissedilir değişimlere tanık olmaya başladık” ifadeleriyle anlattı. Tamer Özmen, akıllı cihazların günümüzde ses tanıma, sanal zeka gibi kavramları da gündeme getirdiğini belirterek, “Cirosu 50 ile 750 milyon dolar arası olan şirketlerin KOBİ olarak tanımlandığı bir araştırmada dünya verileri, KOBİ’lerin teknolojiyi yüzde 10 daha fazla kullanmasıyla 770 milyar dolar daha fazla gelir elde edeceğini gösteriyor. Büyüyen iş hacmiyle birlikte 6,2 milyon ek istihdam yaratılabilir. Türkiye’deki 3,5 milyon KOBİ için ise, yüzde 10 teknoloji kullanım artışı, 15 milyar dolar gelir artışını, 360 bin yeni istihdamı getirir” dedi.

“Ar-Ge’yi lüks görüyor, yatırım yapmıyoruz”
Artik yap/sat modelinden, müşteriyi anla/çözüm üret modeline geçiş olduğunu ifade eden Özmen, “Biz krizlerden dolayı kısa dönemli planlara alışmışız. Bıçak sırtında yaşıyoruz hep. Ar-Ge’yi lüks görüyor, yatırım yapmıyoruz. Halbuki üniversitelerle işbirliğine giderek, Ar-Ge ile şirketler için önemli gelişmeler kaydetmek mümkün” diye konuştu. Özmen, Microsoft olarak Türkiye’de 5,5 milyar dolarlık ekosistemi is ortaklığı çerçevesinde yürüttüklerini ve “Bulut” için Türkiye’de 47 milyon dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Her yıl A-Ge’ye 10,5 milyar dolar bütçe ayırdıklarının da bilgisini veren Özmen, 2017 yılına kadar 20 kat büyüme öngördüklerini sözlerine ekledi.

Bilişim yöneticilerinin yüzde 90’ı bulut teknolojilerini tercihe diyor
Günümüzde insanların bilişim ile ilgili önemli ihtiyaçları doğduğunu belirten Tamer Özmen, “E-posta ile haberleşme, anında mesajlaşma, sesli ve görüntülü olarak görüşme ve içerik paylaşma, sosyal ağlara bağlanma kavramları tıpkı su içmek gibi günlük ihtiyaçların arasına katıldı. Ancak veri patlamasının yaşandığı günümüzde firmaların veri saklanmasını bünyelerinde barındırması, maliyet ve bakım masraflarının yüksek olması gibi sebeplerden dolayı pek mümkün olamıyor. Teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak isteyen; ancak bu alanda yüksek maliyetli yatırıma gidemeyecek firmaların bu ihtiyaçlarını tıpkı su, doğalgaz, elektrik gibi hizmet olarak alma şansları var. Şirketlerde görev yapan bilişim yöneticilerinin yüzde 90’ı “Bulut” teknolojileri tercih ediyor. 2013 yılında çıkan yeni uygulamaların yüzde 80’i “Bulut”ta yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fortune 500 şirketlerinin yüzde 85’i sosyal çözümleri kullanıyor
Bir milyar düzeyinde facebook kullanıcısının olduğuna dikkati çeken Özmen, şirketlerin bu tür sosyal mecraları önemseyip kendileri için nasıl faydalı hale getirebileceklerini tartışmaları gerektiğine vurgu yaptı. Tamer Özmen, “Dünyanın ses trafiğinin yüzde 40'i skype üzerinden geçiyor. Haftada 2.8 milyar tweet atılıyor. Fortune 500 şirketlerinin yüzde 85’i sosyal çözümleri kullanıyor. Dünyada şu an bir milyar akıllı telefon var. Telefon sayısı bilgisayar sayısının 6 katı. Belki 5 yıl sonra web sitesi kullanım amacı dahi farklılaşacak. Bu yıl aplikasyonlarla ilgili rakam 148 milyar dolara ulaştı. 2020’de 40 zetabyte veri oluşması bekleniyor” dedi.

Konuşmaların ardından TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, konuk Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen'e paylaşımlarından dolayı çini bir tabak hediye etti.
Toplantıda, Uludağ Üniversitesi İİBF ile işbirliği içinde gerçekleştirilen girişimcilik projelerine katkılarından dolayı TÜGİAD Üyesi Onur Özkul’a teşekkür plaketi verilirken, TÜGİAD Ailesine yeni katılan Sadik Gündemir’e de üyelik rozeti takıldı.





5 Mayıs 2014 Pazartesi

TÜGİAD Bursa Şubesi Toplantı Konuğumuz Rekabet Kurumu Başkanı Sn. Prof.Dr. Nurettin Kaldırımcı - 5.5.2014













5.5.2014 Tügiad Bursa Şubesi Toplantısı - Bursa




















Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı
Rekabet Kurumu Başkanı 


Başkan Gökhan Onur un konuşma metni:

Bu gün aramızda çok değerli bir konuğumuz var. Rekabet Kurumu Başkanı  Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı.
Bizim de yine gündemimizde ekonomik konular ve iş dünyasına yansımaları var.
Son verilere baktığımızda;
TÜFE yıllık bazda yüzde 8.39'dan yüzde 9.38'e yükseldi. Yıllık bazda enflasyon iki yıl aradan sonra ilk kez çift haneye yaklaştı.  Kur ve faiz oranlarının yüksekliğinin de enflasyon üzerinde gecikmeli de olsa etki gösterdiğini söylemek mümkündür. Bu veriler faizlerde biraz daha gecikmeli ve ölçülü bir faiz indirimi olabileceğini ifade ediyor.
Mart ayında ihracat verileri memnuniyet verici,  Sanayi sektörü ve yatırımlarda da bir toparlanma göze çarpıyor.  İhracat geçen yılın aynı ayında göre yüzde 12.4 oranında artarak aylık ihracatta bir rekor anlamında. Buna karşılık ithalat yüzde 3 oranında düştü ve geçen yılın mart ayında 7.4 milyar dolar olan dış ticaret açığı yüzde 30 oranında azalarak 5.2 milyar dolara geriledi.
Diğer taraftan yatırım malları ithalatında artış yüksekken tüketim malları ithalatında artışın düşük olması, hem yatırımların arttığını gösteriyor hem de uzun vade için olumlu bir veri.
Tabi söz konusu veriler genel veriler,  sektörel bazda bakıldığında ise farklı sonuçlar görülebiliyor.
Yılın ilk 3 çeyreğinde düşen Kapasite Kullanım Oranında da artış söz konusu, ayrıca son üç aydaki sipariş miktarı artışının etkisiyle Reel Sektör Güven Endeksinde de toparlanma göze çarpıyor. Kalıcı olmasını temenni ederiz.
Ekonomistler milli gelirin her yıl yüzde 20 sinin yatırıma yönelmesi gerektiğini savunuyor. Ancak buna şunu ilave etmek gerekir ki, bu yatırım artışının özellikle ihracatta rekabet edebilir ileri teknolojide ve yenilikçi üretime dönük katma değeri yüksek sektörlerde yatırım olması daha da önemli. Burada da önemli yük özel sektöre düşüyor,
Diğer taraftan faiz oranları kur dengesi açısından önemli olduğu kadar iç talep ve uygun yatırım ortamı için de önemli. Ekonominin can damarı faiz oranlarının düşmesi ekonomik canlanmanın yanı sıra dolaylı vergilerde artışı da olumlu etkilemektedir. Unutmayalım ki Türkiye’de dolaylı vergilerin %70’i perakende sektöründen toplanmaktadır.
Değinmek istediğim bir diğer konu da; hala belirsizlikte olan Türkiye- AB sürecinde tüm fasılların müzakereye açılmasının gerekliliğidir.  Bu süreç Türkiye’nin Avrupa Birliği standartları ile buluşması ve iş dünyası açısından da önemlidir. Haliyle kısa süre önce Türkiye’ye gelen Almanya Cumhurbaşkanı’nın yorumları ister istemez söz konusu fasılların müzakereye açılması konusunda desteğiniz nerede? Sorusunu akıllara getiriyor. Bunu hiç bir siyasi görüş içinde bulunmadan iş dünyasının bir neferi olarak ve Türkiye’nin  kazanımı açısından düşünmekteyim.
Konuşmamın son kısmında Bursa verilerine de bir göz atalım;
Bursa’da; ihracat 856 milyon dolar, ithalat 796 milyon dolar olarak gerçekleşti
Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu (URAK)’nun  İllerarası Rekabetçilik Endeksi sonuçlarına göre, Bursa, en rekabetçi dördüncü şehir konumundayken, Markalaşma Becerisi ve Yenilikçilik Endeksi'nde 100 milyon dolar üzeri ihracat, 500 büyük sanayi kuruluşu içindeki firma sayısı, patent tescil ortalaması, marka tescil, faydalı model ve endüstriyel tasarım değerleri ile Bursa İstanbul, Ankara ‘dan sonra  3. Sırada yer almaktadır.
Yine yapılan araştırma bulgularına göre Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Endeksi'nde kullanılan kredi, tahsil edilen vergi, toplam kamu yatırımı, ihracat, sanayi tüketimi elektik, açılan şirket sayısındaki değişim oranı, dış ticaret, iç potansiyeli değerlerine göre  Bursa  İstanbul, Ankara Kocaeli ve İzmir’den sonra  5. Sırada yer almaktadır.

Bu veriler biz genç işadamlarına Bursa’yı daha yukarılara taşıma ve Türkiye’de yaratılan katma değere daha fazla katkı sağlama konusunda sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluğumuzun bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla,
Gökhan Onur
Tügiad Bursa Şubesi
Yönetim Kurulu Başkanı 
5.5.2014 Almira Hotel Bursa

Tügiad Bursa Yönetim Kurulu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Recep Altepe Ziyaretimiz - 5.5.2014 Bursa







MüsrifKöy TutumluKöy Hikayesi - Warren Buffett ın Dansla İşe Gitmek adlı eserinden alıntılanmıştır.

  Yazar              :  Warren Buffett Çevirmen      :  Canan Feyyat Derleyen      :  Carol Loomis Yayınevi       : Scala Yayıncılık Sf 343 ...