Başkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Microsoft Türkiye CEO su Tamer Özmen - 27.05.2014 Tügiad Bursa Şubesi Toplantı Konuğumuz - Bursa

KOBİLER YÜZDE 10 DAHA FAZLA TEKNOLOJİYE YÖNELSE
HEM CİRO HEM İSTİHDAM ARTAR


Günümüz teknolojisinin sanal zeka kavramını da gündeme getirdiğine dikkati çeken Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen, KOBİ’lerin teknolojiyi bugünkü kullanımlarından yüzde 10 fazla kullanmasıyla 770 milyar dolar daha fazla gelir elde edeceğini ve büyüyen iş hacmiyle 6,2 milyon ek istihdam yaratılabileceğini söyledi. Özmen, “Türkiye’deki 3,5 milyon KOBİ için ise, yüzde 10 teknoloji kullanım artışı, 15 milyar dolar gelir artışını ve 360 bin yeni istihdamı getirir” dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Bursa Şubesi üyeleri aylık olağan toplantısında Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen’i ağırladı. Sheraton Otel’de gerçekleştirilen toplantının içeriğini günümüz bilişim teknolojileri sektöründeki gelişmeler ve şirketlerin bu gelişmeleri nasıl yakından takip edebilecekleri, kendilerine nasıl faydalı hale getirebilecekleri konuları oluşturdu. Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, konuşmasına Soma’da hayatını kaybeden maden işçilerini anarak başladı. Gökhan Onur, iş dünyasını ilgilendiren son ekonomik gelişmelere de değinerek, “Gecikmeli kur etkisi ve mevsimsel geçiş sebebiyle artan enflasyon dikkate alındığında Merkez Bankası’nın (MB) çok fazla faiz beklentisi yapması beklenmese de piyasa böyle bir beklenti içinde girdi. MB geçtiğimiz hafta bir haftalık repo faizi olan politika faizinde yarım puanlık indirime giderek, piyasanın hareketini de tescillemiş oldu. Ancak söz konusu indirimin bu aşamada kredi faizlerine ve tüketiciye çok fazla yansıması mümkün görünmüyor. Yine de yapılan indirim gelecekte enflasyon oranında muhtemel bir düşüş beklentisi ifade ediyor ve kur etkisinin de enflasyonda olumlu etki yapması olasılığını güçlendiriyor. Umarız tüm bu veriler ikinci çeyrekten itibaren talepte de olumlu gelişmeler yaratır” diye konuştu.
Toplantıya konuk konuşmacı olarak katılan Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen ise, teknolojideki hızlı gelişimi “10 yılda bir kendini gösterirken 7 yılda bir hissedilir değişimlere tanık olmaya başladık” ifadeleriyle anlattı. Tamer Özmen, akıllı cihazların günümüzde ses tanıma, sanal zeka gibi kavramları da gündeme getirdiğini belirterek, “Cirosu 50 ile 750 milyon dolar arası olan şirketlerin KOBİ olarak tanımlandığı bir araştırmada dünya verileri, KOBİ’lerin teknolojiyi yüzde 10 daha fazla kullanmasıyla 770 milyar dolar daha fazla gelir elde edeceğini gösteriyor. Büyüyen iş hacmiyle birlikte 6,2 milyon ek istihdam yaratılabilir. Türkiye’deki 3,5 milyon KOBİ için ise, yüzde 10 teknoloji kullanım artışı, 15 milyar dolar gelir artışını, 360 bin yeni istihdamı getirir” dedi.

“Ar-Ge’yi lüks görüyor, yatırım yapmıyoruz”
Artik yap/sat modelinden, müşteriyi anla/çözüm üret modeline geçiş olduğunu ifade eden Özmen, “Biz krizlerden dolayı kısa dönemli planlara alışmışız. Bıçak sırtında yaşıyoruz hep. Ar-Ge’yi lüks görüyor, yatırım yapmıyoruz. Halbuki üniversitelerle işbirliğine giderek, Ar-Ge ile şirketler için önemli gelişmeler kaydetmek mümkün” diye konuştu. Özmen, Microsoft olarak Türkiye’de 5,5 milyar dolarlık ekosistemi is ortaklığı çerçevesinde yürüttüklerini ve “Bulut” için Türkiye’de 47 milyon dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Her yıl A-Ge’ye 10,5 milyar dolar bütçe ayırdıklarının da bilgisini veren Özmen, 2017 yılına kadar 20 kat büyüme öngördüklerini sözlerine ekledi.

Bilişim yöneticilerinin yüzde 90’ı bulut teknolojilerini tercihe diyor
Günümüzde insanların bilişim ile ilgili önemli ihtiyaçları doğduğunu belirten Tamer Özmen, “E-posta ile haberleşme, anında mesajlaşma, sesli ve görüntülü olarak görüşme ve içerik paylaşma, sosyal ağlara bağlanma kavramları tıpkı su içmek gibi günlük ihtiyaçların arasına katıldı. Ancak veri patlamasının yaşandığı günümüzde firmaların veri saklanmasını bünyelerinde barındırması, maliyet ve bakım masraflarının yüksek olması gibi sebeplerden dolayı pek mümkün olamıyor. Teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak isteyen; ancak bu alanda yüksek maliyetli yatırıma gidemeyecek firmaların bu ihtiyaçlarını tıpkı su, doğalgaz, elektrik gibi hizmet olarak alma şansları var. Şirketlerde görev yapan bilişim yöneticilerinin yüzde 90’ı “Bulut” teknolojileri tercih ediyor. 2013 yılında çıkan yeni uygulamaların yüzde 80’i “Bulut”ta yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fortune 500 şirketlerinin yüzde 85’i sosyal çözümleri kullanıyor
Bir milyar düzeyinde facebook kullanıcısının olduğuna dikkati çeken Özmen, şirketlerin bu tür sosyal mecraları önemseyip kendileri için nasıl faydalı hale getirebileceklerini tartışmaları gerektiğine vurgu yaptı. Tamer Özmen, “Dünyanın ses trafiğinin yüzde 40'i skype üzerinden geçiyor. Haftada 2.8 milyar tweet atılıyor. Fortune 500 şirketlerinin yüzde 85’i sosyal çözümleri kullanıyor. Dünyada şu an bir milyar akıllı telefon var. Telefon sayısı bilgisayar sayısının 6 katı. Belki 5 yıl sonra web sitesi kullanım amacı dahi farklılaşacak. Bu yıl aplikasyonlarla ilgili rakam 148 milyar dolara ulaştı. 2020’de 40 zetabyte veri oluşması bekleniyor” dedi.

Konuşmaların ardından TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, konuk Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen'e paylaşımlarından dolayı çini bir tabak hediye etti.
Toplantıda, Uludağ Üniversitesi İİBF ile işbirliği içinde gerçekleştirilen girişimcilik projelerine katkılarından dolayı TÜGİAD Üyesi Onur Özkul’a teşekkür plaketi verilirken, TÜGİAD Ailesine yeni katılan Sadik Gündemir’e de üyelik rozeti takıldı.





5 Mayıs 2014 Pazartesi

TÜGİAD Bursa Şubesi Toplantı Konuğumuz Rekabet Kurumu Başkanı Sn. Prof.Dr. Nurettin Kaldırımcı - 5.5.2014













5.5.2014 Tügiad Bursa Şubesi Toplantısı - Bursa




















Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı
Rekabet Kurumu Başkanı 


Başkan Gökhan Onur un konuşma metni:

Bu gün aramızda çok değerli bir konuğumuz var. Rekabet Kurumu Başkanı  Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı.
Bizim de yine gündemimizde ekonomik konular ve iş dünyasına yansımaları var.
Son verilere baktığımızda;
TÜFE yıllık bazda yüzde 8.39'dan yüzde 9.38'e yükseldi. Yıllık bazda enflasyon iki yıl aradan sonra ilk kez çift haneye yaklaştı.  Kur ve faiz oranlarının yüksekliğinin de enflasyon üzerinde gecikmeli de olsa etki gösterdiğini söylemek mümkündür. Bu veriler faizlerde biraz daha gecikmeli ve ölçülü bir faiz indirimi olabileceğini ifade ediyor.
Mart ayında ihracat verileri memnuniyet verici,  Sanayi sektörü ve yatırımlarda da bir toparlanma göze çarpıyor.  İhracat geçen yılın aynı ayında göre yüzde 12.4 oranında artarak aylık ihracatta bir rekor anlamında. Buna karşılık ithalat yüzde 3 oranında düştü ve geçen yılın mart ayında 7.4 milyar dolar olan dış ticaret açığı yüzde 30 oranında azalarak 5.2 milyar dolara geriledi.
Diğer taraftan yatırım malları ithalatında artış yüksekken tüketim malları ithalatında artışın düşük olması, hem yatırımların arttığını gösteriyor hem de uzun vade için olumlu bir veri.
Tabi söz konusu veriler genel veriler,  sektörel bazda bakıldığında ise farklı sonuçlar görülebiliyor.
Yılın ilk 3 çeyreğinde düşen Kapasite Kullanım Oranında da artış söz konusu, ayrıca son üç aydaki sipariş miktarı artışının etkisiyle Reel Sektör Güven Endeksinde de toparlanma göze çarpıyor. Kalıcı olmasını temenni ederiz.
Ekonomistler milli gelirin her yıl yüzde 20 sinin yatırıma yönelmesi gerektiğini savunuyor. Ancak buna şunu ilave etmek gerekir ki, bu yatırım artışının özellikle ihracatta rekabet edebilir ileri teknolojide ve yenilikçi üretime dönük katma değeri yüksek sektörlerde yatırım olması daha da önemli. Burada da önemli yük özel sektöre düşüyor,
Diğer taraftan faiz oranları kur dengesi açısından önemli olduğu kadar iç talep ve uygun yatırım ortamı için de önemli. Ekonominin can damarı faiz oranlarının düşmesi ekonomik canlanmanın yanı sıra dolaylı vergilerde artışı da olumlu etkilemektedir. Unutmayalım ki Türkiye’de dolaylı vergilerin %70’i perakende sektöründen toplanmaktadır.
Değinmek istediğim bir diğer konu da; hala belirsizlikte olan Türkiye- AB sürecinde tüm fasılların müzakereye açılmasının gerekliliğidir.  Bu süreç Türkiye’nin Avrupa Birliği standartları ile buluşması ve iş dünyası açısından da önemlidir. Haliyle kısa süre önce Türkiye’ye gelen Almanya Cumhurbaşkanı’nın yorumları ister istemez söz konusu fasılların müzakereye açılması konusunda desteğiniz nerede? Sorusunu akıllara getiriyor. Bunu hiç bir siyasi görüş içinde bulunmadan iş dünyasının bir neferi olarak ve Türkiye’nin  kazanımı açısından düşünmekteyim.
Konuşmamın son kısmında Bursa verilerine de bir göz atalım;
Bursa’da; ihracat 856 milyon dolar, ithalat 796 milyon dolar olarak gerçekleşti
Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu (URAK)’nun  İllerarası Rekabetçilik Endeksi sonuçlarına göre, Bursa, en rekabetçi dördüncü şehir konumundayken, Markalaşma Becerisi ve Yenilikçilik Endeksi'nde 100 milyon dolar üzeri ihracat, 500 büyük sanayi kuruluşu içindeki firma sayısı, patent tescil ortalaması, marka tescil, faydalı model ve endüstriyel tasarım değerleri ile Bursa İstanbul, Ankara ‘dan sonra  3. Sırada yer almaktadır.
Yine yapılan araştırma bulgularına göre Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Endeksi'nde kullanılan kredi, tahsil edilen vergi, toplam kamu yatırımı, ihracat, sanayi tüketimi elektik, açılan şirket sayısındaki değişim oranı, dış ticaret, iç potansiyeli değerlerine göre  Bursa  İstanbul, Ankara Kocaeli ve İzmir’den sonra  5. Sırada yer almaktadır.

Bu veriler biz genç işadamlarına Bursa’yı daha yukarılara taşıma ve Türkiye’de yaratılan katma değere daha fazla katkı sağlama konusunda sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluğumuzun bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla,
Gökhan Onur
Tügiad Bursa Şubesi
Yönetim Kurulu Başkanı 
5.5.2014 Almira Hotel Bursa

MüsrifKöy TutumluKöy Hikayesi - Warren Buffett ın Dansla İşe Gitmek adlı eserinden alıntılanmıştır.

  Yazar              :  Warren Buffett Çevirmen      :  Canan Feyyat Derleyen      :  Carol Loomis Yayınevi       : Scala Yayıncılık Sf 343 ...