Gökhan Onur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gökhan Onur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma

İran la ekonomik ilişkilerimizin geleceği

İran’la Birleşmiş Milletler’in (BM) beş daimi üyesi ve Almanya (5+1 ülkeleri) arasında uzun zamandır süren nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması iş dünyasını heyecanlandırdı

Uygulanan ambargoların kalkmaya başlayacak olmasıyla İran ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin güçlü bir ivme kazanmasını bekliyoruz.  İran'a lojistik açıdan yakınız; tren, havayolu ve karayolu üzerinden ulaşım imkanları mevcut.  Tüketim davranışlarında benzerliklerimiz yüksek, ortak kültüre sahibiz, İran'ı çok iyi bilen şirketlerimiz var. İran'da Türkçe bilenlerin sayısı küçümsenemeyecek kadar fazla.

Üstelik Türkiye ile İran arasında müzakereleri 10 yıl süren  Tercihli Ticaret Anlaşması 1 Ocak 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.  Söz konusu Anlaşmanın temel amacı  iki ülke arasındaki tarifelerin indirilmesi ve tarife dışı engeller ile tarife benzeri engellerin ortadan kaldırılması, iki ülke arasında adil rekabet koşullarının oluşturulması, güvenli ve öngörülebilir bir ortam tesis edilmesi ve ticaretin çeşitlendirilmesi suretiyle ülkemiz ile İran arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve teşvik edilmesidir.  Bahse konu Anlaşma kapsamında, Türkiye'nin 6’ lı gümrük tarife pozisyonu bazında toplam 140 üründe İran'a tarife indirimi ve kota artırımı; İran'ın ise 6’ lı gümrük tarife pozisyonu bazında 125 üründe Türkiye'ye tarife indirimi sağlanması kararlaştırılmıştır. Böylece toplamda 265 üründe, gümrük vergileri aşağı yönlü revize edilmiştir. Bu anlaşmanın varlığı İran pazarını hedefleyen Türk şirketlerine kıyaslamalı avantaj sağlayabilecektir. 

İran 80 milyon nüfusu olan büyük bir pazar.  Ambargolar, İran ekonomisini epey hırpaladı. Lakin Rusya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci doğal gaz rezervlerine sahip. Petrol tarafında da en büyük beş içinde. Haliyle de ambargoların kalkmasıyla İran ekonomisi beklentilerin ötesinde bir ekonomik canlanma potansiyeline sahip.

Lojistik: İran'a ihracatın artması lojistik sektörümüz açısından olumlu görünüyor. Kara taşımacılığındaki atıl kapasitemizi İran ile doldurabiliriz.


Makine: Lojistik ve fiyat avantajının yanı sıra Türkiye'nin makine sektöründe marka olması  İran pazarında güçlü giriş yapmasını sağlayabilir.


Deri: İran'ın yüksek montanlı ayakkabı ithalatı Türk firmaları açısından iyi bir fırsat olabilir.

Tekstil: Hazır giyim sektörü için İran büyük bir pazar. Tekstil ve konfeksiyon ihracatımız artabilir. 

Çelik: Büyük bir çelik ithalatçısı olan İran Türk çelik sektörüne önem bir büyüme imkanı sunabilir. 

Kimya: Kozmetik ve organik kimyasallarda İran fırsat oluşturuyor.  Avrupa'lı rakiplerden önce konumlanmak gerekiyor.   

Plastik: İran ile ticari ilişkilerin ilerlemesi petrokimyasal ürünlerin maliyetini düşmesi suretiyle Türk firmalarını olumlu etkileyebilir.
Turizm: İran'dan gelen turist sayısı İran'ın nüfusuna oranla düşük. Turizmde de çok büyük bir fırsat görünüyor.

Perakende: Çok büyük bir perakende pazarları var ve tüketim kalıpları bizimkine benziyor.  Türk firmalarının hızlı olmaları halinde iyi bir pazar payı kapmaları ihtimali yüksek.


Ayrıca  dayanıklı tüketim malları, otomotiv ve telekomünikasyon sektörleri için de İran'ın büyük bir potansiyel oluşturduğunu düşünüyoruz.  

9 Ocak 2016 Cumartesi

Bursaspor u Seviyorum Çünkü...

Hürriyet Bursa
Bursaspor’u seviyorum çünkü... Kampanyası
Takımına gönülden bağlı güçlü taraftarıyla kentimizin simgesi olmuş Bursaspor’ umuza her Bursalı gibi bende yürekten bağlıyım. Şehrimizin marka olmasında önemli hizmetleri olan Bursaspor yeni stadı ile 2009-2010 yılında yaşattığı şampiyonluk sevincini dilerim önümüzdeki sezonlarda da bizlere yaşatsın.
Rahmetli Başkan İbrahim Yazıcı ile başlayan şampiyonluk sevincini tekrar yaşayacağımıza inanıyorum. Bursa’mızın adı ile özdeşleşen kulübümüzün şehrimize kattığı değer tartışılmaz. Bu değerin katlanarak devam edeceği, şampiyonluklarla süsleneceği, taraftarı ile büyüyeceği başarılı sezonlar diliyorum.

11 Aralık 2015 Cuma

GSYH 2015 3. Çeyrek Büyüme Rakamı %4 Değerlendirmesi

GSYH 2015'in 3. çeyreğinde yıllık %4 büyüdü...

TÜİK, 2015 yılı 3. çeyreğine ait Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, GSYH 3. çeyrekte %2,5 olan piyasa beklentilerinin ve %2,5-3 civarı olan bizim beklentimizin üzerinde yıllık %4 büyüme kaydetti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış önceki çeyreğe göre büyüme, %1,3 olarak gerçekleşirken, 2. çeyrek büyümesi de bir önceki çeyreğe göre %1,3'ten hafifçe %1,4'e yükseltildi. Bu şekilde 4-çeyreklik hareketli ortalama büyüme ise %1,1'ten %1,3'e hızlandı 
Beklendiği gibi,  2. çeyreğe göre bir miktar yavaşlamakla beraber özel tüketim büyümenin ana sürükleyicisi oldu. Özel tüketim 3. çeyrekte yıllık %3,4 büyüdü ve büyümeye 2.2 yüzde puan katkı koydu. Diğer yandan büyümenin beklentileri aşmasında stok değişimlerinden (1 yüzde puan) ve net dış talepten (0,1 puan) gelen katkılar etkili oldu. Ancak net dış talep katkısının pozitif gerçekleşmesinde ihracattaki iyileşmeden çok ithalatın ihracattan daha fazla yavaşlaması etkili. Yatırımlar tarafında güçlü ikinci çeyreğin ardından özel yatırımların 3. çeyrekte belirgin yavaşladığı görülüyor. Nitekim ikinci çeyrekte yıllık %11,3 büyüyen ve manşet büyümeye 2,3 yüzde puan katkı koyan özel yatırımlar üçüncü çeyrekte yıllık %0,7 daraldı ve büyümeden 0,1 puan götürdü. Kamu tarafında bir önceki çeyrekte olduğu gibi devletin tüketim harcamaları güçlü, yatırım harcamaları zayıftı ve toplamda devletin tüketim ve yatırım harcamalarından manşet büyümeye 2. çeyrekle aynı 0,8 yüzde puan katkı geldiSektörel olarak/üretim tarafından bakıldığında, tarım geçen seneden kaynaklı olumlu baz etkisiyle yıllık %11,1 büyüdü. Hatırlatmak gerekirse geçen yılın aynı çeyreğinde tarım %5,1 daralmıştı. Sanayi büyümesi  %4,5'ten %1,4'e sert yavaşlarken, inşaat sektörü bir önceki çeyrekle aynı %1,9 büyüdü. %4,1'en %5'e hızlanan hizmetler büyümesi de yine görece güçlüydü 

Yatırım-tasarruf dengesine ilişkin tahminlerimiz, cari açığın GSYH'ye oranının, yatırımlardaki azalma ve tasarruflardaki artışla, bir önceki çeyreğin %5,4'lük düzeyinden %4,9'a iyileştiğini gösteriyor  diğer yandan  trend GSYH hesaplamamız, çıktı açığının üçüncü çeyrekte hafif pozitif olduğunu gösteriyor.


11 Kasım 2015 Çarşamba

Tügiad Bursa Şubesi Kahvaltısı - 11.11.2015 Konuşma Metnim


•         Çok mağlubu tek galibi olan bir seçimi geride bıraktık (muhalefet partilerinin tamamı ve anket şirketleri).  Seçim anketlerinin son yıllarda hiç gözlenmediği kadar ciddi boyutta yanıldığı (Adil Gür'ün anketi hariç, onda bile yanılma 2.5 puan düzeyindeydi) bir seçimdi.
•         Ak Parti tek başına iktidar için gereken 276 milletvekilinin oldukça üzerinde sayıda milletvekili çıkardı (toplam 317 milletvekli)
•         Mevcut meclis aritmetiği anayasal değişikliklerin Parlamento'da yapılmasına izin vermiyor. Anayasal değişiklikleri referanduma götürmek için 330 milletvekili şart. Anayasal değişikliklerin Meclis'te yapılabilmesi için ise süper çoğunluk (367 milletvekili) gerekiyor.
•         Yabancı yatırımcının tercih ettiği en iyi ikinci senaryo gerçekleşmiş oldu. (ilk tercihleri AKP-CHP ikinci tercihleriyse tek başına AK Parti iktidarıydı)
•         Seçim sonrası piyasalarda yaşanan olumlu hava kısa sürdü.  Başkanlık sistemi konusunun ekonomik reformlardan önce gündeme gelmesi ve Fed'in Aralık toplantısında faiz artırımına yönelik çok güçlü sinyal vermesiyle seçim sonrası 2.75'lere kadar inen dolar-TL yeniden 2.90'ın üzerine yerleşti. Benzer şekilde Euro-TL'de seçimlerden hemen sonra 3.04'lere kadar inmişti.  Lakin son günlerde yeniden 3.10'un üzerinden işlem görüyor.
•         Seçimlerden tek parti iktidarı çıkması Türkiye'nin kredi notunda indirim riskini ortadan kaldırdı (en azından görünür gelecek için)
•         İçeride Başkanlık tartışmaları ve ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceği dışarıdaysa Fed'in atacağı adımlar piyasaların kaderini belirleyecek faktörler. 
•         En iyimser senaryoda dolar-TL'de 2.70'e, Euro-TL ise 2.90'a inebilir.Bu düzeylerin altı (Türkiye düşük faiz-yüksek kur modelini benimsediği için ve Fed baskısı olacağı için) kalıcı olarak beklenmemeli. 

•         Fed'in faiz artırımı gündemde olduğu için Merkez Bankası'nın önümüzdeki aylarda faiz indirimi yapması kolay değil. Lakin Hükümetin kurulması ve ekonomi yönetiminin şekillenmesiyle piyasa faizlerinde (kredi ve mevduat faizleri) 1 puan civarında bir gevşeme olabilir. Daha fazlası içinde bulunduğumuz konjonktürde çok güç.  

27 Ekim 2015 Salı

26.10.2015 TÜGİAD Bursa Şubesi Toplantı Konuşma Metni - Gökhan Onur

TÜGİAD Bursa Şubesi 200 ün üzerinde üyeye sahip olup,  Bursa İş Aleminin Ciro ve İstihdam olarak %30 unu temsil etmektedir. 21 ile 46 yaş arasında yer alan üyelerimiz kendi işletmelerini kurmuşlar veya kuranların 2. yada 3. kuşaklarını temsil etmektedirler.
Yönetim Kurulumuz olarak sizlere hep kendi alanında söz sahibi ve fark yaratan konuşmacılar ile buluşturmayı hedefledik. Bildiğiniz üzere dönemimiz boyunca Rekabet Kurumu Başkanı, Bosch CEO, Aslanoba CEO, Microsoft Türkiye Başkanı Tamer Özmen i toplantılarımızda ağırladık. Bugün de konusunda dünyada sayılı isimler arasında yer alan ve görüşleri ile bizlere yön veren Sn. Özgür Demirtaş ı ağırlamanın mutluluğu içerisindeyim.
Dönemimizin ikinci hedefi Akademi ile üyelerimizin kişisel ve kurumsal gelişimlerine katkı sunmaktı. Bunun içinde Deloitte Bursa Bölge Temsilcisi Alphan Göğüş ile Finansal Okuryazarlık, Ekonomist Erkin Şahinöz ile Şirket Değerleme ve Hazine Yönetimi, Tiyatrocu Kamil Atlıman Topluluk önünde ETkili Konuşma, Ziraat Bankası Pazarlama Gurup Başkanı ile Finansman İmkanları, Uludağ Üniversitesi İİBF Doç Dr Aylin Poroy Arsoy ile Kurumsal Yönetim ve Aile Anayasası konusunda eğitimler gerçekleştirdik. 18. Kasımda ise Aile Şiketleri iel ilgili bir vaka çalışması ile ilgili workshop gerçekleştireceğiz.
Üçüncü önceliğimiz ise sizlerin arasındaki network ü geliştirmek. İşyerinde ziyaret ettğiimiz üye sayısı 20 yi geçti. 11.Kasım da bir kahvaltı etkinliği düzenleyeceğiz. Burada da biz bize kendi sektörlerimiz özelinde sohbet edeceğiz.
Eylül ayında G20 Girişimciler İttifakı Zirvesini Türkiye de düzenledik. Dünyanın ilk 20 ekonomisinden genç yatırımcıları kendi ülkemizde ağırladık. Burada Bursa Genç Girişimciler Kurulu da bizlerle birlikte oldu ve hep birlikte Bursa mızı tanıttık.
Başta ABD Merkez Bankası Fed ve Avrupa Merkez Bankası ECB olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankaları tarafından uygulanan genişleyici politikalar, rezerv paralar cinsinden (dolar ve euro gibi) küresel likiditenin 2015 yılında da oldukça “ucuz” ve “bol” olmasını sağladı.  Ancak likidite bolluğu ve ucuzluğu dünya ekonomisindeki büyümeye kayda değer bir katkı sağlayamadı.  Rusya-Ukrayna gerginliği ve akabinde Rusya’ya uygulanan ekonomik & finansal yaptırımlar, Yunanistan’ın parasal birlikten çıkıp çıkmayacağına yönelik belirsizlikler ve enerji-zengin bölgelerdeki IŞİD terörü yılın bütününde risk algısının yüksek seyretmesine neden olarak dünya genelinde ekonomik toparlanmaya set çekti.
2015 yılında gelişmiş ülkelerin büyüme performansları arasındaki “ayrışma” dikkat çekiciydi.  ABD ve İngiltere ekonomilerinde toparlanma güçlenirken Euro-Bölgesi ve Japonya’da durgunluk devam etti. Bizim de dahil olduğumuz gelişen ülkelerin genelinde ekonomik büyüme hızı hem arzu edilen düzeylerin hem de potansiyel büyümenin gerisinde kaldı.  2013 ve 2014 yıllarında sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 4.6 büyüme gerçekleştiren gelişen ekonomilerin 2015'i yüzde 4 civarında bir büyüme ile tamamlaması bekleniyor.  Bu oranlar, son 10 yılın ortalama yıllık büyüme hızı olan yüzde 6.2’nin belirgin bir şekilde altında.
Dış alemdeki yavaş büyüme, jeopolitik riskler ve Fed’in 10 yıl sonra yapacağı ilk faiz artırımının gelişen ülkeler üzerinde baskı yaratacağı yönündeki beklentiler Türkiye ekonomisinin de performansını bozdu.  Dış alemde gelen negatif etkilere, seçim belirsizlikleri ve vahim terör olayları da eklenince ekonomik aktivite daha da bozuldu.
2012 yılında yüzde 2.1, 2013 yılında 4.2 ve  2014 yılında yüzde 2.9 büyüme gerçekleştirebilen Türkiye ekonomisinin 2015'te yüzde 3 büyümesi bekleniyor (yüzde 3 beklentisi son açıklanan Orta Vadeli Program'dan).  Büyümenin son üç yıldır Türkiye’nin potansiyel büyüme hızı (talep yönlü enflasyon baskısı yaratmaya başlayan büyüme hızı eşiği) olan yüzde 4.5’un altında kalması sektörlerin çoğunu olumsuz etkiledi.  
Türkiye ekonomisi 2015 yılında iki önemli şok ile karşı karşıya kaldı: Kur şoku ve Gıda şoku.  Kurdaki yüksek oynaklık ve sert yükselişler, ekonomik birimlerin beklentilerini bozmak ve belirsizlikleri artırmak suretiyle ekonomik aktiviteyi olumsuz etkiledi.  Özellikle dolar-TL’deki yükseliş (toplam ithalatın üçte ikisi dolar cinsinden) enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.
Kurdan enflasyona olan yüksek geçişkenliğin yanı sıra enflasyonu olumsuz etkileyen bir diğer faktör de gıda şokuydu.  Küresel gıda fiyatlarındaki düşüş eğilimine rağmen içeride gıda fiyatlarında oldukça yüksek sayılabilecek enflasyon yaşandı.  TÜFE sepeti içinde yüzde 25 ağırlığa sahip olan gıda kalemindeki yıllık enflasyonun yüzde 14 düzeylerine tırmanması da manşet enflasyonu yukarı çekti (gıda enflasyonu son  dönemde yüzde 11 düzeyinde bulunuyor).  Özetle, Türkiye kendi standardına kıyasla yavaş sayılabilecek düzeyde büyüdüğü bir yılda göreli olarak yüksek enflasyonla mücadele etmek zorunda kaldı. 
 Düşük büyümeye rağmen yüksek manşet enflasyon Merkez Bankası’nın ekonomiye faiz indirimi yoluyla destek vermesine engel oldu.  Yılın bütününde iş dünyasıyla tüketiciyi ilgilendiren piyasa faizleri göreli olarak yüksekti.  Kur oynaklığı ve yüksek piyasa faizi ekonominin lokomotifi özel tüketim harcamaları ve özel yatırımı (en önemli iç talep kalemleri) olumsuz etkiledi. İç talebin göreli olarak zayıf olduğu 2015 yılında dış talepten de büyük katkı gelmedi.  Göreli olarak zayıf TL’ye (daha rekabetçi TL) rağmen önemli ihracat pazarlarımızda yaşanan jeopolitik riskler (Mısır, Rusya ve Irak gibi) ya da ekonomik durgunluk  (Avrupa) miktar etkisi üzerinden ihracat performansımızın düşmesine neden oldu.  Toplam ihracatımızda geçen yıla göre daralma yaşanıyor.

Lakin 2016'ya umutlu giriyoruz.  Fed'in faiz artırımlarını piyasaları fazla rahatsız etmeyecek hız ve adımlarda gerçekleşmesi ihtimali yüksek.  Avrupa Merkez Bankası ECB'nin aralık ayında devreye sokmayı planladığı genişleyici adımlar Fed'in sıkılaştırıcı hamlelerinin negatif etkilerini bir miktar da olsa hafifletebilecektir. Çin Merkez Bankası da Çin ekonomisindeki yavaşlamaya daha kararlı bir şekilde müdahale etmeye başladı.  İçerideyse önümüzdeki 1 Kasım seçimleri oldukça yüksek bir önem arz ediyor.  Seçimlerden sonra (tek parti ya da makul bir koalisyon) hükümet kurulması süreci hızlı bir şekilde tamamlanırsa ekonomik aktörlerin 3-4 yıldır erteledikleri tüketim ve yatırım kararlarını hayata geçirmeleri ve bunun da ekonomik büyümeyi 2016 yılında hızlandırması söz konusu olabilecektir.



29 Eylül 2015 Salı

Ekohaber Gökhan Onur Röportaj - Bursa Ekonomisine Değer Katıyor - by Elif Didem Danacıoğlu






































http://www.ekohaber.com.tr/bursa-ekonomisine-deger-katiyor-haber_id-23966.html

BURSA EKONOMISINE DEĞER KATIYOR

Bursa ekonomisine değer katıyor

Elif Didem Danacıoğlu

İnşaat, tekstil, dış ticaret, otomotiv ve turizm sektörleri başta olmak üzere tüm sektörlerde ağırlığını hissettirmekte olan TÜGİAD Bursa Şubesi üyesi genç işadamlarının yatırım ve girişimleri, ülke ekonomisinde oldukça önemli bir yer tutmakta. Çağın gerçeği olan genç insan, genç girişimci ve genç Türkiye perspektifinden yola çıkılarak kurulan ve kuruluşundan bu yana da Türkiyenin başarısının genç kuşağın başarısına bağlı olduğu gerçeğini savunan TÜGİAD Bursa Şubesi, Bursanın ülke ekonomisindeki farkındalığının artırılmasında ihtiyaçlara dikkat çekilmesi konusunda gücünü Bursayı sırtlanarak ortaya koydu. Bursa ekonomisi, çok fazla iş yapıp içerik olmamasından ziyade, içeriği yüksek kaliteli işler yapmayı hedefleyen bir örgüt ile karşı karşıya kaldı.

Kuruluşundan bu yana 15 seneyi geride bırakan TÜGİAD Bursa Şubesi, Bursa ekonomisini büyütmek için yeni fikirleri hayata geçirerek kent ekonomisinin yüzde 30una hitap ediyor. Bu kapsamda tekstil, otomotiv ve gıda sektörlerinde ağırlıklı üretilen katma değerin yüzde 26 payında üyelerin üretimi ortaya çıkıyor. TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Gökhan Onur, TÜGİAD Bursa Şubesini daha ileri noktalara taşımak adına 3 ana alanda faaliyette bulunmayı hedeflediklerini ve tüm çalışmalarında katma değerli üretimi ön plana çıkardıklarını söyledi. İşte TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Gökhan Onur ile küresel dalgalanmaların da baskısıyla siyasi belirsizliğin reel sektör üzerinde nasıl bir baskı unsuru yarattığından, TÜGİAD üyelerinin Bursa ekonomisine katkısına, TÜGİAD Bursa Şubesinin önümüzdeki dönem için planlanan faaliyetlerinden Türkiyenin içerisinde bulunduğu ortamı fırsata çevirmek isteyen bankaların faiz oranlarında artışa gitmesinin uzun vadeli yatırımlarına ve TÜGİAD 2015 yılı 6 aylık verilerini esas alarak Türkiyenin il bazında ticari risk haritasında Bursaya kadar her şeyi konuştuğumuz röportajım... 
TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanlık döneminizi anlatır mısınız?
Geçtiğimiz yıl Mart ayında TÜGİAD Bursa Şubesinin yeni başkanı olarak seçildim. TÜGİAD Bursa Şubesini daha ileri noktalara taşımak adına 3 ana alanda faaliyette bulunmayı hedefledim. Bu dönem zarfında konularında lider, sektörlerinde öncü ve Bursa kümesinin dışında kişileri Bursada ağırlayıp üyelerle buluşturmak, TÜGİAD Akademi adı altında oluşumu gerçekleştirip üyelerin kişisel gelişimlerini artırmak aynı zamanda da işletmelerinde faydalı olabilecek bilgileri kendilerine tesis etmek, üyelerimizi ziyaret ederek iş yerlerinde onlara dokunmak istedik ve üyelerimizle ilgili etkinliklerimizi sosyal ortamlara taşıdık. Gelişim, sizin kümenizi ne kadar genişlettiğinizle ilgili bir durum. Günümüzün hızlı rekabet dünyasında rekabet edebilecekleri imkanları ve silahları onlara tesis edip sadece olduğumuz yerde mevcut silahlarla değil, dışarıdaki imkanları da nasıl kullanabiliriz bunu araştırmamız gerektiğini üyelerimize TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı olarak bu vizyonu verebildiğim ölçüde vermeye çalışıyorum. Sadece yemekli toplantıların değil aynı zamanda da buranın bir eğitim merkezi olarak çalışmasını hedeflediğimiz Baran Başkanımızın döneminde yapılmış olan 40 kişilik bir eğitim salonumuz var. Bununla ilgili bir akademi proje oluşumu gerçekleştirdik. TÜGİAD Bursa Şubesinin önümüzdeki dönem için planlanan faaliyetleri içerisinde üniversite ile işbirliğinde yapmış olduğumuz çalışmalarımızı daha da geliştirmek ve ses getiren konukları Bursada ağırlamak istiyoruz. Doğru etkileşimlerle herhangi bir katma değer yaratmak mümkünse onu yaratmaya çalışıyoruz.
TÜGİAD Bursa Şubesinin üye yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Şu anda 200e yakın üyemizle birlikte önemli hedeflere doğru gidiyoruz. İlk 250ye giren firmalarımıza ait değerlere baktığımızda Bursada 26 bin çalışanımız var. Üyelerimizle birlikte Bursada istihdamının yüzde 21ini, ihracatın yüzde 27sini ve üretimden satışların da yüzde 28ini gerçekleştiriyoruz. Bursadaki ticaret hacminin ise yüzde 25ini TÜGİAD Bursa Şubesi üzerinde olduğunu kayıtlı bir şekilde gösterebiliriz. Üyelere yönelik sektörel dağılımımız da ise 11 üyemiz makine, 51 tekstil, otomotiv 16, gıda 20, inşaat 28, hizmet 22, ticaret yüzde 25, madencilik 4, nakliye ambalaj 14, hizmet 22, BTSO yönetim kurulunda 2, BTSO meclisinde 10, BTSO 250de 42, İSO birinci 500de 15, İSO ikinci 500de 14 üyemiz var. Üyelerimizin kendi sektörlerinde ilk üç içerisinde olduğu bir profile sahibiz. Bunların yanında girişimci olup vizyon şehrine değer katan üyelerimizde mevcut. Onlar için de gelecek adına büyüme potansiyelindeler diyebilirim. Çok fazla şey yapıp içerik olmamasından ziyade, içeriği yüksek kaliteli işler yapmayı hedefleyen bir örgüt olduğumuzu düşünüyorum. Tüm çalışmalarımızda hep kaliteyi ön plana çıkararak o işin sonucunda insanların değer almasını hedefledik. Üyelerimizi fuarlara katılmaları konusunda teşvik ediyoruz. Ülkemizi iş odaklı felsefemiz ile daha ileriye taşımak istiyoruz.
TÜGİAD üyelerinin Bursa ekonomisine katkısı nedir?
TÜGİAD üyeleri olarak bizler, Bursa ekonomisinin yüzde 30una hitap ediyoruz. Özellikle tekstil, otomotiv ve gıda sektörlerinde ağırlıklı üretilen değerin rakamlara göre katma değerin yüzde 26sını kurumlarımız üretiyor. Bursayı sırtlanmış durumda tüm arkadaşlarımızı aldığımızda yüzde 30lara varan bir değere ulaşıyoruz. Tüm arkadaşlarımız Bursa ekonomisini büyütmek için yeni fikirleri hayata geçiriyorlar. Bursa ekonomisinde kendi kümemizin içinde değil dışarıda ne kadar çok etkileşim yaparsak işi ilerletebileceğimiz kanaatinde olduğumuzdan hem yurtiçi hem de yurtdışı odaklı çalışan bir üye profiline sahibiz.
Aile şirketi yönetici kimliğinizle, kurumların ayakta kalmasını sağlayacak başarının sizce ana faktörleri nelerdir?
Öncelikle aile şirketi kavramını çok iyi anlamak lazım. Aile şirketinin kendine has dinamikleri var. Önemli olan işin içerinde gerçekten yetkin kişilerin yönetici olarak çalışması gerekiyor. Aile üyelerine, değişimi görebilecek çalışmalar yapmalarını öneriyor ve gelecek kuşakları işe hazırlamaya teşvik etmek istiyorum. 
Küresel dalgalanmaların da baskısıyla siyasi belirsizliğin reel sektör üzerinde nasıl bir baskı unsuru yaratıyor?
Küresel likidite bol ve ucuz olmasına rağmen son yıllarda bizim de dahil olduğumuz gelişen ekonomilere pek ilgi göstermiyor. İçerideki siyasi belirsizlikler ve giderek artan terör olayları nedeniyle Türkiye kendi benzerlerinden de olumsuz ayrıştı.Türk Lirası, gelişen ekonomilerin para birimleri içerisinde Brezilya Reali ve Rus Rublesi ile en çok değer kaybeden para birimleri arasında. Türkiyeye yabancı sermaye girişinin azalmış olması ekonomik aktiviteyi ve reel sektörü olumsuz etkiliyor. Dolar-TL, Türkiye için adeta güven barometresi konumundadır. TLdeki yüksek oynaklığın ekonomi üzerinde yarattığı negatif iktisadi etkileşimlerin yanı sıra psikolojik etkisini de göz ardı edemeyiz. Yatırımcılar ve tüketiciler kurdaki oynaklık nedeniyle yatırımlarını ve tüketim harcamalarını frenliyorlar ya da erteliyorlar. Kurdaki yükseliş üreticilerin girdi maliyetlerinde belirgin bir artışa neden oldu. Türkiye ciddi miktarda ara malı ve yatırım malı ithalatı yaptığı için TLdeki değer kaybıyla birlikte girdi maliyetleri yükseldi. Hem dış hem de iç pazarlardaki yavaş büyüme nedeniyle üretim maliyetlerindeki artışı ürün fiyatlarına yansıtmak mümkün değil. Bu nedenle de sanayinin kar marjlarında erime var. Merkez Bankası politika faizinde artırıma gitmedi lakin kurdaki yükselişi dizginlemek için bankaların ortalama fonlama maliyetini yukarı çekiyor. Bankalar daha pahalıya sağladıkları parayı daha pahalıya satıyor. Bu nedenle iş dünyası ve vatandaş için borçlanma maliyetleri yükseldi.
Reel sektör neden zorlanıyor?
Fedin 10 yıl sonra yapacağı ilk faiz artırımına yaklaşıyor olması, Türkiyenin ihracat pazarlarında jeopolitik riskler taşıyor ya da büyüme sorunu yaşıyor olması, Çin kaygısının bizim gibi gelişen ekonomiler üzerinde ekstra baskı yaratması, erken seçim sürecinde siyasi belirsizlikler ve terör, kredi notu indirimi riski, kurdaki yüksek oynaklığın ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilemesi ve iş dünyası için borçlanma maliyetlerinin yüksek olmasını sıralayabiliriz.
TÜGİAD, 2015 yılı 6 aylık verilerini esas alarak Türkiyenin il bazında ticari risk haritasını çıkarttı. Sanayinin yoğunlaştığı yerlerde de tablo şaşırtıcı sonuçlar verdi. Tabloya göre Bursayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Beş büyük il bazında baktığımızda iller genellikle birbirine yakın ve Türkiye ortalamasının altında bir tablo sergiliyor. Yüzde 51,85 ile Türkiye ortalamasının üzerinde ticari riske sahip kent olan Bursa büyükler arasında da en yüksek ticari riske sahip. Bursayı yüzde 48,82 ile siyaset ve bürokrasinin merkezi olan Ankara izliyor. İzmirdeki risk oranı yüzde 43,76 olarak ölçümlenirken İstanbuldaki risk yüzde 37,27 olarak hesaplandı.
Son 2 yılda 3 önemli seçim geçiren Türkiyede 2013ten 2015e ne değişti? İş dünyası ne istiyor?
Türkiye çok önemli gördüğümüz birinci nesil reformları tamamladı. İş dünyası bir an önce ikinci nesil reformlara odaklanılabilecek siyasi ve makro ekonomik istikrar beklentisinde. İkinci nesil reformlar ise tasarrufların arttırılması ve zaman içerisinde Türkiyenin tasarruf açığını (cari açık) kapatması, yerli kaynaklara dayalı enerji üretim programı ile enerjide dışa bağımlılığımızı orta vadede azaltacak politikaların devreye sokulması, AR-GE, eğitim, altyapı yatırımları ve doğrudan yabancı yatırıma öncelik verecek şekilde üretimde verimliliğin arttırılması, ithalata olan bağımlılığın azaltılması, ihracatta ileri teknoloji ürünlerin payının artırılması, iş gücü piyasasının daha etkin hale gelmesini teşvik edecek politikalar ve taşımacılığı gerçek anlamda lojistiğe dönüştürmesi isteniyor.
İhracat, Ağustos ayında da düşüş gösterdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, ihracat Ağustosta yüzde 4.9 azalışla 10.48 milyar dolar oldu. Dış ticaret açığı ise Temmuz ayında 7,03 milyar dolar oldu. Açıklanan rakamları Bursa açısından değerlendirir misiniz? 
Hem TİMin hem de TÜİKin ihracat rakamlarına göre Türkiyenin ihracatı 2015in bütün aylarında yıllık bazda daralma yaşadı. İhracatımızın kabaca bir yarısı euro diğer yarısı da dolar cinsinden. O nedenle ihracat rakamlarına dolar bazından ziyade sepet bazında bakmak biraz daha uygun olabilecektir. Sepet bazında bakıldığında ihracat performansının durgun olmakla birlikte dolar bazındaki tablo kadar kötü olmadığı görülüyor. Türk Lirasındaki özellikle sepet bazında değer kaybı Türkiyeye rekabet gücü sağlayamadı. Çünkü rakip gelişen ekonomilerin para birimlerinde de benzer değer kayıpları mevcut. Üstelik ihracat pazarlarımızın çoğunda ya jeopolitik riskler var ya da ekonomik durgunluk söz konusu.
Dolar tarihi zirve olan 3 lirayı ilk kez gördü. Doları günlerdir rekora taşıyan üç ana nedeni nasıl sıralarsınız?
Dolardaki yükselişin arkasındaki önemli faktörlerden biri Fedin faiz artırımı yapma tarihine giderek yaklaşıyor olması. Son dönemde ABDden gelen ekonomik veriler oldukça güçlendi. Yılın geri kalan kısmında üç Fed toplantısı bulunuyor. Lakin ekim ayındaki basın konferansı olmayan toplantı. O nedenle faiz artırımının ya eylül ya da aralık ayındaki toplantılarda yapılması kuvvetle muhtemel. Diğer iki faktör içerideki terör olayları ve siyasetteki belirsizlik dönemi. Bu belirsizlikler yerli bireysel ve kurumsal tabanda kur daha da yukarı gider algısını oluşturuyor. Bu nedenle her iki tabandan da dövize talep geliyor. Dövize gelen güçlü talep de kurda yukarı yönlü baskı oluşturmakta.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Bursa İl Emniyet Müdürümüz Selami Yıldız ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledik


Bursa İl Emniyet Müdürümüz Selami Yıldız ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledik

Bursa İl Emniyet Müdürümüz Selami Yıldız ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledik

Bursa sanayi için altyapı acil sağlanmalı - Metin CARAV 17.04.2015 Kent Gazetesi - Bursanın Cesur Gazetesi

Bursa sanayi için altyapı acil sağlanmalı *


Bursa sanayi için altyapı acil sağlanmalı
Önceki gün TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur ve yönetim kurulu üyeleri Gazetemiz Kent’e ziyarette bulundu.
Bursa’nın gelişmeye devam etmesi gerektiğine işaret eden Gökhan Onur, yatırımlar açısından cazibe merkezi olan Bursa’nın bazı acil altyapı yatırımlarının da yapılması gerektiğine dikkat çekti.
BTSO öncülüğünde İleri teknoloji OSB’nin çok önemli olduğunu kaydeden Gökhan Onur, ‘Ancak bu bölge yapılmadan lojistik altyapının da yapılması lazım. Bu bölgenin mutlaka demiryolu ve liman bağlantılarının olması şart’ diyerek, Bursa’nın içinde kalan bölgelerde ve ovada yatırım yapmanın çok zor olduğunu ifade ediyor.
Mesleki eğitimin de önemine değinen Gökhan Onur, herkesin mutlaka üniversite okumasının şart olmadığını, ara eleman ihtiyaçlarının mesleki eğitimlerle çözülmesi gerektiğini anlatıyor.
Bursa’da birçok üniversitenin eğitim verdiğini ancak, Bursa için otomotiv, mekatronik ve bilişim gibi alanlarda eğitim verecek üniversitelerin de olması gerektiğini vurguluyor Gökhan Onur.
TÜGİAD olarak kişisel gelişim ve girişimcilik konularına önem verdiklerini söyleyen Gökhan Onur, ‘Örneğin üniversite öğrencilerinin girişimcilik tezlerinin bizlerin koçluğunda hayata geçirilmesi konusunda çalışmalar yapıyoruz’ diyor.
Diğer yandan kendi üyeleri içinde 23 girişimciye KOSGEB desteklerinden yararlanması konusunda çalışmalar yaptıklarını ve bu kişilerin sertifikalarını aldıklarını anlatıyor Gökhan Onur. Onur, girişimcilik konusunda farklı ve konusunda uzman konuşmacıları getirip, üyelerin ufkunu açmaya çalıştıklarını da belirtiyor.


* Kent Gazetesi Metin CARAV 17.4.2014 haberi




Mehmet İslamoğlu veda etti Metin CARAV 17.04.2015 Kent Gazetesi - Bursanın Cesur Gazetesi

21 Mart 2015 Cumartesi

Kayınvalidem Sevinç Karamehmetoğlu nu ebediyete uğurladık... 16.03.2015


Değerli Dostlarımız,
En kıymetli varlığımız, sevgili annemiz Sevinç Karamehmetoğlu nu 16.3.2015 te kaybettik ve 17.3.2015 te de ebediyete uğurladık.
Annemizi kaybetmekten duyduğumuz acıyı paylaşmanız ve kederimize ortak olmanız bize metanet ve teselli vermiştir. Yaslı günümüzde yanımızda olmanızdan bizim için büyük kıymet taşıyan dostluğunuzu görmekten onur duyduğumuzu bilmenizi isteriz.
Sizlere sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.
Saygılarımızla,
Yeşim - Gökhan Onur 

6 Mart 2015 Cuma

F4 şehitlerimize Allah tan rahmet, ailelerine de sabır diliyorum.









Eskişehir'den kalkan ve Konya'da düşen Askeri uçakta şehit olan askerlerimiz Hv.Plt.Kur.Yzb. Mustafa Tanış ve Hv.Plt.Kur.Yzb. Mustafa Delikanlı ya  Allah'dan rahmet ailelerine, sevenlerine ve milletimize başsağlığı dilerim.Son 10 gün içerisinde eğitimli 6 askerimiz  F4 uçaklarında şehit oldu.F4 Phantom uçaklarımızın uçuşlarının da düşen uçaklarımıza ait kaza kırım raporlarının bitişine kadar da uçuşlarına izin verilmemesi kanaatindeyim.

Saygılarımla,

Gökhan Onur

YK Başkanı

Tügiad Bursa Şubesi

9 Şubat 2015 Pazartesi

Yeni Organize Sanayi Bölgeleri Arazileri için Büyükşehir Belediyeleri öncülüğünde gerçekleştirilecek yeni bir iş modeli önerim - Satmadan Kiralayarak Gelir Elde Et

8.2.2014

Satmadan Kiralayarak Gelir Elde Et 


"Bursa’nın da önüne koyması gereken model bu, yani tek bir taraf değil de çeşitliliği devam ettirip, bu kümenin içerisine yeni yatırımları çekebilmeliyiz. Bunun için insan kaynağına da sahibiz. 

Ben burada yerle ilgili olarak da iş yapacak kişilere arsaların kiralanarak, rantın şehirde kalmasını öneriyorum. 

Bu süreçte açılabilecek yeni OSB’lerde de böyle bir önerim var. Büyükşehir’in önderliğinde, şehrin kaynakları dışarıya satılmadan, kimsenin de bu konuyla ilgili rant kaygısı olmadan sadece şehre gelir yaratacak bir hedef belirlemeliyiz. 

Yani toprağıyla şehir kendine gelir yaratacak ve akabinde de o gelir şehre yeni yatırımlar olarak geri dönecektir."

Özellikle yüksek arazi fiyatları yüzünden Bursa ya yatırım yapamayan yerli ve yabancı tüm firmaların Bursa ya yatırıma yöneleceği ve şehrin küme gücünün katlanarak artacağı kanaatindeyim.



Gökhan Onur 

Tügiad Bursa Şubesi Başkanı 



Hürriyet Bursa 8.2.2015 Sofra Sohbetleri Konuğu Tügiad Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur




8.2.2015 te Hürriyet Bursa gazetesinde gazeteci Sn. Burcu Başar ve gazeteci Sn. Elif Sezgin in konuğuydum. Kendilerine bu güzel sohbet için teşekkür ediyorum.

Tam Metin :




*Hürriyet Bursa 8.2.2015 tarihli gazeteden alıntıdır. Tüm haklar Hürriyet gazetesine aittir. 


Dünya değişiyor gençler
YENİ şeyler söylüyor


TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, gençlerin gözardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Dünya sürekli değişiyor. Ve yeni bir şeyi söylemek hep gençlerden geliyor” diyor.


TÜGİAD, genç işadamlarının oluşturduğu önemli bir sivil toplum örgütü. Bursa Şubesi de yıllardır kentin en etkin SİAD'larından biri olarak faaliyet gösteriyor. Kent ekonomisine yön veren önemli şirketlerin ikinci, üçüncü kuşak yöneticileri TÜGİAD içeresinde etkin olarak yer alıyor. TÜGİAD, faaliyetleriyle hem üyelerinin ufkunu açıyor, dinamizmiyle de Bursa ekonomisi için önemli bir yapı taşı olarak hizmet vermeye devam ediyor. Anatolia Otel’de gerçekleştirdiğimiz Sofra Sohbetleri'ne bu ay aktif ve dinamik örgütün yeni Başkanı Gökhan Onur'u konuk ettik. TÜGİAD'ı ve Bursa ekonomisini anlatan Gökhan Onur, üzerine basa basa geleceğin gençlerde olduğuna vurgu yaparak, “Yeni bir şeyi söylemek hep gençlerden geliyor. Yeni söylemler, yenilikler, araştırma-geliştirme, atılım. Baktığımızda ABD’de 18 yaşındaki bir genç, Facebook ile dünyayı yerinden sarsabiliyor. Ben yaşa her zaman hürmet ediyorum ama gençlerimizi de göz ardı etmememiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gençler, kuşaklar arası çatışmayı yönetip, o kuşağın önceliklerini kendi işlerine yansıtabildiklerinde, o değişime adapte olabiliyorlar. Bizim TÜGİAD olarak bakışımız, “Biz genciz. Gençler TÜGİAD’a gelin, işimize odaklanalım” diye konuştu.
- TÜGİAD’ın Bursa ve ülke yapılanmasından kısaca bahsedebilir misiniz?
- TÜGİAD’ın Türkiye genelindeki üye sayısı 870. Bursa’daki üye sayımız ise 200. Yaş ortalamamız son dönemde daha da aşağı düştü ve Bursa’da 31’e indi. Çünkü biz özellikle ikinci ve üçüncü kuşak dediğimiz tüm arkadaşlarımızı bünyemize katma gibi bir hedef koyduk kendimize. Eğitimini tamamlayan ikinci ve üçüncü kuşak, üye olmak için Türkiye Genç İşadamları Derneği’ne başvuruda bulunuyor. Ancak yapmak istediğimiz şey, tüm arkadaşlarımızın belirli bir seviyenin üzerinde eğitimlerinin olması ve kendi iş yaşamında da belli bir noktaya ulaşmış olmaları. Üyelerimize baktığımızda; Bursa’nın ilk 250 firması arasındaki yaklaşık 80 firma, ikinci ve üçüncü kuşağıyla veya kurumsal olarak temsil ediliyor. Bursa istihdamının da yaklaşık olarak yüzde 35’i gibi bir rakama hitap ediyoruz. TÜGİAD bir mozaik ve içinde tüm Türkiye var.
- TÜGİAD olarak sanayi akademisi gibi çalışıyorsunuz…
- Söylediğim gibi önceliğimiz hep gençler ve iş adamları. Yani ikinci, üçüncü kuşak aile üyelerinin iş hayatına hazırlanması. Bunun yanı sıra adımızda da ‘genç’ olduğu için ‘üniversitede bir girişimcilik projesi yapalım’ dedik. Bu projemiz yaklaşık 7 yıldır devam ediyor. Proje kapsamında üyelerimiz, Uludağ Üniversitesi’ndeki öğrencilere koçluk yapıyorlar. Akademi konusuna gelince; ‘Biz hep çevremizdeki kişileri geliştirmeye yönelik işler yapıyoruz ama kendimize yönelik hepimizin bireysel olarak yaptıklarını bir akademide toplayabilir miyiz?’ dedik. Bünyemizde 50 kişilik bir eğitim salonumuz var. Biliyorsunuz bugünün dünyasının en önemli konularından biri finansal okuryazarlık. Üyelerimiz arasında diğer derneklerden farklı olarak, kendi işletmesi olanların yanı sıra kurumsal firmaların da üyeleri var. Mesela TOFAŞ’ın olduğu gibi Deloitte’in Bursa Temsilcisi Alphan Göğüş de bizim içimizde. Alphan Göğüş ile birlikte finansal okuryazarlık konusunda bir sürece başladık.
- ‘Finansı kuvvetli olmayan iş yaşamında başarılı olamaz’ diyorsunuz…
- Kesinlikle. Bizler uluslararası firmalarla iş yapıyoruz. Gördüğümüz, finansal araçları çok ciddi bir şekilde kullanıyorlar. Biz Türkiye’de hep sermayenin olmadığından yakınıyoruz, hâlbuki bu sermayeyle ilgili süreç iş fikriyle desteklendiğinde, siz sermayeye ulaşabiliyorsunuz. O para dünyanın neresinde olursa olsun gelip sizi buluyor. Çünkü o kenarda duruyor. Kenarda duracağına, sizin gibi işletmelerde değerlendirilip ileriyle doğru gidebilecek bir alan bulabiliyor.
-TÜSİAD gibi iş dünyasının çatı örgütü olan kuruluşa başkanlık yapan Muharrem Yılmaz da TÜGİAD Bursa’nın kurucu üyesi ve TÜGİAD 8. Dönem Genel Başkanı idi… Gelecekte sizi de TÜSİAD’da görebilir miyiz?
- Benim böyle bir hedefim yok. Ben, işime odaklanarak, kendi işimde ilerlemek istiyorum. Eğer beni oraya layık görürlerse neden olmasın?
- Geçmiş dönemlere ilişkin bir röportajında Muharrem Yılmaz, “Biz TÜGİAD’da iktidardayken, iktidarı bırakmayı öğreniyoruz. Bu görevi sürdürmemize üyeler de takdir ederse devam ederiz, ama benden daha iyisi olursa, onun seçilmesi için ben de çalışırım” diyor…
- Kesinlikle katılıyorum. Ben buna ‘bayrak yarışı’ diyorum. Emeğinizi sürekli buraya harcayıp, kendi işinizi ise geri planda bırakmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bugün sivil toplum hayatında çok fazla dernek var. Ve burada işadamlığı, yardımseverlik, etnik köken gibi kavramlar birbirine karışmaya başladı. Burada ayrışmaya yönelik çok fazla kuruluş oldu. Bizim TÜGİAD olarak bakışımız ise “Biz genciz. Gençler buraya gelin, işimize odaklanalım”. Bu görevdeyken herkes kendi döneminden önce yapılanların üzerine bir artı koymaya çalışıyor. Güzel olan taraf da bu ve bence herkes başkanlık yapmalı, bu tecrübeyi tatmalı. Tek başına 20 ya da 25 yıl başkanlık yapmanın insanları körelttiğini düşünüyorum.
DEĞİŞİME ADAPTE OLMAYAN
YOK OLMAYA MAHKÛM
- Genç bakışın önemi nedir? Sizce ülkemiz genç bakışı neden göz ardı etmemeli?
- Dünya sürekli değişiyor. Ve nesiller arasında X,Y, Z kuşakları dendiğinde herkes bu konuyu konuşmayı çok seviyor. Bu kuşaklar arasındaki dengede gençliğin önemi şurada ortaya çıkıyor: Aslında yeni bir şeyi söylemek hep gençlerden geliyor. Yeni söylemler, yenilikler, araştırma-geliştirme, atılım. Baktığımızda ABD’de 18 yaşındaki bir genç, Facebook ile dünyayı yerinden sarsabiliyor. Ben yaşa her zaman hürmet ediyorum ama gençlerimizi de göz ardı etmememiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gençler, kuşaklar arası çatışmayı yönetip, o kuşağın önceliklerini kendi işlerine yansıtabildiklerinde, o değişime adapte olabiliyorlar. Zaten değişime adapte olmayan firmaların hepsi yok olmaya mahkûm oluyor.
- TÜGİAD’ın içinde kaç yıldır varsınız? Ve hangi süreçlerden geçerek bu konuma ulaştınız?
- 2006’dan beri TÜGİAD’dayım. İstanbul’da Sicil Disiplin Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptım, sonrasında Uludağ Üniversitesi’ndeki girişimcilik projesinin koordinatörlüğünde bulundum. Genel sekreterlik ve başkan yardımcılığı yaptım, hemen hemen bir yıldır başkan olarak görevime devam ediyorum. Basamak basamak her alanda görev alarak ve sonrasında yukarıya hazırlanarak geldiğimi düşünüyorum ki doğru olanın da bu olduğu kanaatindeyim.
- Bursa ekonomisini ve gidişatı nasıl görüyorsunuz?
- Bursa çok başarılı. Bugün Bursa, Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ikinci ili durumunda, fakat hiçbir şey kalıcı değil. Bu yatırımların devam edip, farklı alanlarda ilerleme konusu son derece önemli. Özellikle BTSO Başkanı Sayın İbrahim Burkay’ın da ifade ettiği savunma sanayiinde kümelenmenin şehir için çok faydalı olabileceğini düşünüyorum. Ama bir tekstil, otomotiv, mobilya ya da meyve sebze sektörleri bu şehrin ekonomisini daha da yukarılara taşıyan sektörler. Dolayısıyla Bursa, ileride ülke ekonomisi içerisindeki payını her geçen gün artıracaktır.
- Sizlerin beklentileri neler? TÜGİAD olarak Bursa ekonomisinde kendinizi nasıl konumlandırıyor, nasıl bir rol biçiyorsunuz?
- Bizler, genç işadamları olarak sadece Bursa ya da Türkiye’ye odaklanmıyoruz. Bugün pek çok arkadaşımız yabancı dil biliyor, yurt dışına açılımları var. Kentimizin büyümesi sadece Bursa’da değil, aynı zamanda çevre illerde, bölgede ve yurt dışında da gerçekleşecek.
G-20 GENÇ GİRİŞİMCİLER İTTİFAKI’NDA
TÜRKİYE’Yİ TÜGİAD TEMSİL EDECEK
- G-20 Genç Girişimciler İttifakı’nda TÜGİAD’ın nasıl bir rolü var?
- Biz, orada Türkiye’yi temsil eden tek iş örgütüyüz. Bu oluşumun dünyadaki üyelerini bir araya getirecek olan Türkiye’deki etkinliği biz organize edeceğiz. Biz de Bursa Şube olarak aktif biçimde orada rol alacağız.
“DOLAŞAN KURT AÇ KALMAZ”
- Gezi olaylarından sonra gençlerin önemi daha da öne çıktı. Dolayısıyla sizlerden çok şey bekleniyor. TÜGİAD olarak gelecek planlarınız, bu yoldaki hedefleriniz nelerdir?
- Biz bir işadamları derneğiyiz. Ve bizim odaklandığımız tek bir nokta var; o da tüm arkadaşlarımızın işlerini geliştirmeleri. Önemli olan dünyaya açılmak, yenilikleri takip etmek, dış pazarlarda yeni pazarlar yaratmak. Ekonomi değişiyor, bu alandaki oyuncular değişiyor, batıdan doğuya doğru bir güç kayması yaşanıyor. İşte bu süreçleri takip eden bir TÜGİAD var şu anda Bursa’da. Ve tüm üyelerimiz aktif, dışarıda iş kovalıyorlar, her an her fuarda onları görebilirsiniz. Bugün internet üzerinden satıştan tutun da sektörlerde farklı alanlara yatırım yapan arkadaşlarımız var. “Dolaşan kurt aç kalmaz” sözü bizim için de geçerli. Bizler dünyayı dolaşıyoruz. Ama olduğumuz yerde sayarsak geriye gitmeye mecbur oluruz. Bugün bir Detroit örneği var önümüzde. Bursa’nın da önüne koyması gereken model bu, yani tek bir taraf değil de çeşitliliği devam ettirip, bu kümenin içerisine yeni yatırımları çekebilmeliyiz. Bunun için insan kaynağına da sahibiz. Ben burada yerle ilgili olarak da iş yapacak kişilere arsaların kiralanarak, rantın şehirde kalmasını öneriyorum. Bu süreçte açılabilecek yeni OSB’lerde de böyle bir önerim var. Büyükşehir’in önderliğinde, şehrin kaynakları dışarıya satılmadan, kimsenin de bu konuyla ilgili rant kaygısı olmadan sadece şehre gelir yaratacak bir hedef belirlemeliyiz. Yani toprağıyla şehir kendine gelir yaratacak ve akabinde de o gelir şehre yeni yatırımlar olarak geri dönecektir.
TEK AMAÇ; TÜRKİYE’Yİ İLERİYE TAŞIMAK
- Bu röportaj aracılığıyla nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
- Vermek istediğim en önemli mesaj; gençler buradalar, varlar ve kendi içlerinde görevleri gayet güzel paylaşabiliyorlar. Uyumlu bir şekilde takım çalışması içerisinde görev alabiliyorlar. Kendilerini geliştiriyorlar ve bu süreçte TÜGİAD’ın içerisindeki bayrak yarışını devam ettiriyorlar. Sonuçta bizim Bursa olarak başarılı olabilmemiz kapasite kullanım oranlarının artmasıyla mümkün. Bunu da başarabilmek için iletişim şart. Bu iletişim için de platform lazım. Bu platform da işte Türkiye Genç İşadamları Derneği. İçimizde Ermeni de var Musevi arkadaşlarımız da var. Onların dini günlerini de kutluyoruz kendi içimizde. Hep beraber tek bir amacımız var; O da Türkiye’yi daha ileri nasıl taşıyabiliriz?
- İşinize ve derneğe ne kadar zaman ayırıyorsunuz?
- Ciddi bir şekilde zaman ayırıyorum. Her şeyden önce işimiz geliyor. İş olmadan SİAD olması mümkün değil. Zaten itibar da biliyorsunuz işten geliyor. İşinizi kaybettiğinizde itibarınız da gidiyor. TÜGİAD’a mümkün olduğu kadar işimin etkilenmeyeceği bir zaman programı çizmeye çalışıyorum. Aslında iki alanı da dengede götürmeye gayret ediyorum. Bu başkanlık konusunda mutlaka bir yerden özveride bulunmanız gerekiyor, ben de spordan özveride bulundum ve açıkçası biraz kilo aldım. (Gülüyor)

GÖMME /DETAY
SEÇKİN ONUR HORECA KANALINDA
- Seçkin Onur AŞ.’nin sektördeki konumu ve hedeflerinden de söz edebilir miyiz?
- Gururla söyleyebilirim ki Seçkin Onur şu anda sektöründe lider. 350 çalışanımız var, 17 ilde faaliyet gösteriyoruz. Bir distribütör, aynı zamanda bir üretici, aynı zamanda müstahsilden ürün toplayan, ziraat alanında faaliyet gösteren bir kurum. 2014 yılında yüzde 15 civarında büyüdük. 2015’de de yine çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmak istiyoruz. Yeni alanlara açılmak istiyoruz. İnşallah bu yıl içerisinde endüstriyel bir kanalla ilgili yatırımımız olacak. Horeca kanalında olacağız. Onun da şirkete ayrı bir güç katacağını düşünüyorum. Dijital manada ciddi yatırımlarımız var.
- Seçkin Onur A.Ş.’de kardeşler olarak nasıl bir görev bölümü yaptınız?
- Ben finanstan sorumluyum, abim gıda, ablam da lojistik ve üretimden sorumlu. Kendi aramızda bir iş bölümümüz var.
HEDEF YURT DIŞINA AÇILMAK
- Sizler genç nesil olarak Seçkin Onur’u devraldığınızda durum neydi, şirketinizi nereye taşıdınız? Gelecek hedefiniz nedir?
- Ablam 1987 yılında şirketimizde çalışmaya başladı. Abim 1995, ben de 1996 yılında işe başladık. Biz devraldığımızda Seçkin Onur sadece Bursa şehrinde iş yapıyordu. Bugün 17 ilde çalışmalar yürütüyoruz. Benim öncelikli hedefim yurt dışına açılmak.
BABAMIZIN FELSEFESİ KANIMIZA İŞLEMİŞ
- Yurt dışına açılmak ne kadarlık bir vadede gerçekleşebilir?
- Krizlerde firmalar küçülür, ama biz hep krizlerde büyüdük. Babamızın en sevdiğimiz yönü; kimse mal satmazken “Hayır siz bir tane de olsa satacaksınız, çünkü biz o müşteriye yarın da gideceğiz. Onlar kaybederse biz de kaybederiz” derdi. Bu felsefe aslında hepimizin kanına işledi ve şu anda da aynen devam ediyor.
GÖMME / DETAY
“KİŞİ, EMEK HARCADIĞI YERDE OLMALI”
- Siyaseti düşünüyor musunuz?
- Bir kişinin emek harcadığı yerde olması lazım. Ben 40 yaşıma gelmişim ve bugüne kadar siyasetle ilgili hiçbir konuda emek harcamamışım, şimdi o kişilerin önüne geçip de siyaset yapmayı doğru görmüyorum. Bu konuya böyle bakıyorum. Ben işadamıyım, bu kimliğimi korumak istiyorum. 

MüsrifKöy TutumluKöy Hikayesi - Warren Buffett ın Dansla İşe Gitmek adlı eserinden alıntılanmıştır.

  Yazar              :  Warren Buffett Çevirmen      :  Canan Feyyat Derleyen      :  Carol Loomis Yayınevi       : Scala Yayıncılık Sf 343 ...