31 Mayıs 2014 Cumartesi

Öğrenciler, girişimcilik projesi ödüllerini aldı

http://www.uludag.edu.tr/haberler/oku/dn/1271

Öğrenciler, girişimcilik projesi ödüllerini aldı



TÜGİAD Bursa Şubesi işbirliği ile düzenlenen Girişimcilik Proje Yarışmasında birinci seçilen “1001tasarim.com" adlı online tasarım-matbaa projesini hazırlayan Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü öğrencileri ödüllerini aldı.

 

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Bursa Şubesi Yönetimi, Girişimcilik Proje Yarışmasında birinci seçilen öğrencilerle birlikte Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek’i ziyaret etti. Ziyarette, TÜGİAD Yönetimi öğrencilere ödüllerini verirken Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek de projeye katkıları nedeniyle dernek adına Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Onur’a teşekkür plaketi verdi.
Ziyarette göreve yeni seçilen yönetim kurulu üyelerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek, TÜGİAD’ın girişimciliği geliştirmek amacıyla düzenlediği yarışma için teşekkür etti. Ülkemizde ekip çalışması ve girişimcilik kültürünün eksikliğine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Dilek, genç işadamlarının koçluğuyla öğrencilerin bu eksiklerini tamamlayarak hayallerini fikre dönüştürdüklerini söyledi.
TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur da, tecrübelerini Bursa’daki gençlere aktarmak istediklerini ve Uludağ Üniversitesi’nin de bu konuda kendilerini iş ortağı ve partner olarak görüp desteklemesinden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
İİBF Öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Karabıyık da, öğrencilerin bu etkinlikte, iş fikirlerinin nasıl paraya dönüşebileceğini olumlu ve olumsuz senaryolarla gördüklerini, bunun da mezun olduktan sonra çok işlerine yaradığını söyledi.
Öğrenciler de, edindikleri deneyimleri paylaştılar ve bu fırsatı yaratan TÜGİAD yönetimine ve Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek’e teşekkür ettiler.
Ziyarette, TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, üyeler Necati Aydın, Onur Özkul, Onur Özselek, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Saim Kılavuz ve Prof. Dr. İrfan Karagöz’ün yanı sıra, projeleri birinci seçilen öğrenciler Yavuz Yıldız, Mehmet Eğinci, Tuğçe Göldeli, Rukiye Nur Ateş ve Özge Kirişçi de hazır bulundu.
UÜ Rektörlük Basın Bürosu

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Uludağ Üniversitesi Tügiad Bursa Şubesi 6. Girişimcilik Projesi Ödül Töreni - 27.05.2014

Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Kamil Dilek ile birlikte yarışmada birinci olan öğrencilerimize hediyeleri olan ipad leri takdim ettik. Sayın Rektörümüze böyle önemli bir projede birlikte çalıştığımız için teşekkürlerimizi sunduk ve öğrencilerimize bundan sonraki çalışma hayatlarında başarılar diledik.


Sayın Rektörümüz Huzurunda 
Sayın Rektörümüz ve Değerli Öğrencilerimiz ile birlikte
Proje Koordinatörümüz Tügiad Bursa Şube YK Üyesi Onur Özkul


Tügiad Bursa Şubesi olarak da Proje Koordinatörü Onur Özkul a plaket takdim ettik.



Microsoft Türkiye CEO su Tamer Özmen - 27.05.2014 Tügiad Bursa Şubesi Toplantı Konuğumuz - Bursa

KOBİLER YÜZDE 10 DAHA FAZLA TEKNOLOJİYE YÖNELSE
HEM CİRO HEM İSTİHDAM ARTAR


Günümüz teknolojisinin sanal zeka kavramını da gündeme getirdiğine dikkati çeken Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen, KOBİ’lerin teknolojiyi bugünkü kullanımlarından yüzde 10 fazla kullanmasıyla 770 milyar dolar daha fazla gelir elde edeceğini ve büyüyen iş hacmiyle 6,2 milyon ek istihdam yaratılabileceğini söyledi. Özmen, “Türkiye’deki 3,5 milyon KOBİ için ise, yüzde 10 teknoloji kullanım artışı, 15 milyar dolar gelir artışını ve 360 bin yeni istihdamı getirir” dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Bursa Şubesi üyeleri aylık olağan toplantısında Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen’i ağırladı. Sheraton Otel’de gerçekleştirilen toplantının içeriğini günümüz bilişim teknolojileri sektöründeki gelişmeler ve şirketlerin bu gelişmeleri nasıl yakından takip edebilecekleri, kendilerine nasıl faydalı hale getirebilecekleri konuları oluşturdu. Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, konuşmasına Soma’da hayatını kaybeden maden işçilerini anarak başladı. Gökhan Onur, iş dünyasını ilgilendiren son ekonomik gelişmelere de değinerek, “Gecikmeli kur etkisi ve mevsimsel geçiş sebebiyle artan enflasyon dikkate alındığında Merkez Bankası’nın (MB) çok fazla faiz beklentisi yapması beklenmese de piyasa böyle bir beklenti içinde girdi. MB geçtiğimiz hafta bir haftalık repo faizi olan politika faizinde yarım puanlık indirime giderek, piyasanın hareketini de tescillemiş oldu. Ancak söz konusu indirimin bu aşamada kredi faizlerine ve tüketiciye çok fazla yansıması mümkün görünmüyor. Yine de yapılan indirim gelecekte enflasyon oranında muhtemel bir düşüş beklentisi ifade ediyor ve kur etkisinin de enflasyonda olumlu etki yapması olasılığını güçlendiriyor. Umarız tüm bu veriler ikinci çeyrekten itibaren talepte de olumlu gelişmeler yaratır” diye konuştu.
Toplantıya konuk konuşmacı olarak katılan Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen ise, teknolojideki hızlı gelişimi “10 yılda bir kendini gösterirken 7 yılda bir hissedilir değişimlere tanık olmaya başladık” ifadeleriyle anlattı. Tamer Özmen, akıllı cihazların günümüzde ses tanıma, sanal zeka gibi kavramları da gündeme getirdiğini belirterek, “Cirosu 50 ile 750 milyon dolar arası olan şirketlerin KOBİ olarak tanımlandığı bir araştırmada dünya verileri, KOBİ’lerin teknolojiyi yüzde 10 daha fazla kullanmasıyla 770 milyar dolar daha fazla gelir elde edeceğini gösteriyor. Büyüyen iş hacmiyle birlikte 6,2 milyon ek istihdam yaratılabilir. Türkiye’deki 3,5 milyon KOBİ için ise, yüzde 10 teknoloji kullanım artışı, 15 milyar dolar gelir artışını, 360 bin yeni istihdamı getirir” dedi.

“Ar-Ge’yi lüks görüyor, yatırım yapmıyoruz”
Artik yap/sat modelinden, müşteriyi anla/çözüm üret modeline geçiş olduğunu ifade eden Özmen, “Biz krizlerden dolayı kısa dönemli planlara alışmışız. Bıçak sırtında yaşıyoruz hep. Ar-Ge’yi lüks görüyor, yatırım yapmıyoruz. Halbuki üniversitelerle işbirliğine giderek, Ar-Ge ile şirketler için önemli gelişmeler kaydetmek mümkün” diye konuştu. Özmen, Microsoft olarak Türkiye’de 5,5 milyar dolarlık ekosistemi is ortaklığı çerçevesinde yürüttüklerini ve “Bulut” için Türkiye’de 47 milyon dolar yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Her yıl A-Ge’ye 10,5 milyar dolar bütçe ayırdıklarının da bilgisini veren Özmen, 2017 yılına kadar 20 kat büyüme öngördüklerini sözlerine ekledi.

Bilişim yöneticilerinin yüzde 90’ı bulut teknolojilerini tercihe diyor
Günümüzde insanların bilişim ile ilgili önemli ihtiyaçları doğduğunu belirten Tamer Özmen, “E-posta ile haberleşme, anında mesajlaşma, sesli ve görüntülü olarak görüşme ve içerik paylaşma, sosyal ağlara bağlanma kavramları tıpkı su içmek gibi günlük ihtiyaçların arasına katıldı. Ancak veri patlamasının yaşandığı günümüzde firmaların veri saklanmasını bünyelerinde barındırması, maliyet ve bakım masraflarının yüksek olması gibi sebeplerden dolayı pek mümkün olamıyor. Teknolojik ihtiyaçlarını karşılamak isteyen; ancak bu alanda yüksek maliyetli yatırıma gidemeyecek firmaların bu ihtiyaçlarını tıpkı su, doğalgaz, elektrik gibi hizmet olarak alma şansları var. Şirketlerde görev yapan bilişim yöneticilerinin yüzde 90’ı “Bulut” teknolojileri tercih ediyor. 2013 yılında çıkan yeni uygulamaların yüzde 80’i “Bulut”ta yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Fortune 500 şirketlerinin yüzde 85’i sosyal çözümleri kullanıyor
Bir milyar düzeyinde facebook kullanıcısının olduğuna dikkati çeken Özmen, şirketlerin bu tür sosyal mecraları önemseyip kendileri için nasıl faydalı hale getirebileceklerini tartışmaları gerektiğine vurgu yaptı. Tamer Özmen, “Dünyanın ses trafiğinin yüzde 40'i skype üzerinden geçiyor. Haftada 2.8 milyar tweet atılıyor. Fortune 500 şirketlerinin yüzde 85’i sosyal çözümleri kullanıyor. Dünyada şu an bir milyar akıllı telefon var. Telefon sayısı bilgisayar sayısının 6 katı. Belki 5 yıl sonra web sitesi kullanım amacı dahi farklılaşacak. Bu yıl aplikasyonlarla ilgili rakam 148 milyar dolara ulaştı. 2020’de 40 zetabyte veri oluşması bekleniyor” dedi.

Konuşmaların ardından TÜGİAD Bursa Şube Başkanı Gökhan Onur, konuk Microsoft Türkiye CEO’su Tamer Özmen'e paylaşımlarından dolayı çini bir tabak hediye etti.
Toplantıda, Uludağ Üniversitesi İİBF ile işbirliği içinde gerçekleştirilen girişimcilik projelerine katkılarından dolayı TÜGİAD Üyesi Onur Özkul’a teşekkür plaketi verilirken, TÜGİAD Ailesine yeni katılan Sadik Gündemir’e de üyelik rozeti takıldı.





27.5.2014 Konuşma Metni - Gökhan Onur

27.5.2014
GÖKHAN ONUR KONUŞMA METNİ
Geçtiğimiz günlerde ülkemiz kan ağladı, yüreğimizi yakan faciada 301 vatandaşımızı kaybettik.
Dünyada madenler mega iş makinaları ile çalıştırılırken, Türkiye’ de  hâlâ kazma ile çıkarılıyor olması riski arttırmaktadır.  Uzmanlara göre maden ocaklarında meydana gelen kazalarda ölüm riskinin azalması kullanılan teknoloji ile doğru orantılıdır. 19 yıldır Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 176 numaralı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi’ni imzalamayan Türkiye de, maden ocaklarında ışıklandırmadan takip sistemlerine, havalandırma sensörlerinden, robotlara kadar birçok teknolojinin zorunlu tutulması gerekir. Dünyadaki madenlerde kullanılan teknolojiler içinde robotlar, takip sistemi, 3D simülatör, yer altı telefonu, kontrol odası, sensörler, yangın söndürme sistemleri, kaçış odaları gibi hayati öneme sahip sistemler ön plana çıkıyor.
Tabi teknoloji kullanılması yeterli midir? O da ayrı bir konu. Çünkü yapılan incelemeler sonrasında gelen raporlar bizleri çok daha fazla üzdü.
 Ocaktaki karbon monoksit gazı seviyesinin sensörlerin en üst sınırına defalarca çıktığı ortaya çıktı.
Olayın meydana geldiği madende, 19 karbon monoksit, 1 karbondioksit 19 metan ve 9 adet oksijen olmak üzere toplam 48 uzaktan algılama sensörlerinin ocağın çeşitli bölgelerine yerleştirilmiş olduğu biliniyor, bu durum sadece teknolojinin yeterli olmadığı, teknolojinin göstermelik olarak kullanılması değil, verileri dikkate alarak, olası tehlikelerin önüne geçecek şekilde verileri değerlendirerek önlem alınmasının ne derece önemli olduğu bir kez daha gösteriyor,  unutmayalım ki teknoloji olsa bile sensörlerin sunduğu verileri   dikkate alarak can güvenliğini ön planda tutacak zihniyetlerin de en az teknoloji kadar önemi var.
Düşük güvenlik seviyesi nedeniyle maden kazalarının yoğun olduğu Türkiye’de, resmi istatistiklere göre 1941’den bu yana kazalarda 3000’den fazla madenci hayatını kaybetti.
 Çin’de milyon ton başına düşen ölüm sayısı 1.27 iken, aynı oranın Türkiye’de 6 kat daha fazla olması dikkat çekiyor.
Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) raporuna göre, 100 milyon ton kömür üretimi başına düşen ölüm sayısı ABD’de 5 iken, Türkiye’de bu sayı yıllara göre 900’ü dahi aşıyor.
Tabi bu konu her sektörde önemli bir noktanın altını çiziyor. Buradan alınması gereken dersler var.
İş dünyası olarak unutmayalım ki; Daha sağlıklı ve daha güvenli işyeri ortamı, daha verimli bir çalışmanın ön koşuludur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde İş sağlığı ve Güvenliği, toplumsal kalkınmanın belirleyici unsurları arasındadır. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Kurum Kültürü olarak benimsenmesi önemlidir. Bu manada tüm üyelerimizi İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda işletmelerinde gerçekleştirilen iş güvenlik toplantılarına bizzat katılmaya davet ediyorum.
İş dünyasını ilgilendiren son ekonomik gelişmelere baktığımızda;
Azalan risk primi, kur düşüşünün enflasyon üzerinde yarattığı etkinin azalması gibi etkilerle piyasalarda kısa bir süre önce  mevduat faizlerinde, kredi faizlerinde ve ticari kredilerde 0.5 ile 1.5 puan arasında faiz indirimleri yaşanmıştı. Piyasaların beklentisi Merkez Bankasının da faiz indirmesi yönündeydi. Gecikmeli kur etkisi ve mevsimsel geçiş, sebebiyle artan enflasyon dikkate alındığında MB nın çok fazla bir faiz değişikliği yapması beklenmese de piyasada az da olsa böyle bir beklenti oluşmuştu. MB geçen hafta  1 haftalık repo faizi olan politika faizinde yarım puanlık indirime giderek piyasanın hareketini de tescillemiş oldu, ancak söz konusu indirimin bu aşamada kredi faizlerine ve tüketiciye çok fazla yansıması mümkün görünmüyor.
Yine de yapılan indirim gelecekte enflasyon oranında muhtemel bir düşüş beklentisi  ifade ediyor ve kur etkisinin de enflasyonda olumlu etki  yapması olasılığını güçlendiriyor. Umarız tüm bu veriler ikinci çeyrekten itibaren talepte de olumlu gelişmeler yaratır. Kur dengesinin kontrol altında olması ise üreticinin, ihracatçının belirsizliğini azaltması, rekabet edebilirliğini arttırması açısından son derece önemlidir.
Bu gün konuğumuz  Microsoft Türkiye Genel Müdürü Sayın Tamer Özmen
İçinde bulunduğu sektör ise dünyada Yeni Ekonomi Şirketleri olarak literatüre girmiş Bilişim Teknolojileri Sektörü.  Söz konusu sektör ülke ekonomisine katkısı ve ödemeler dengesine etkisi açısından Katma Değeri Yüksek Sektör.
 Ödemeler dengesi açığı yüksek olan aynı zamanda katma değeri düşük sektörler ile yaptığı ihracattan daha fazla ithalat yapmak zorunda olan ekonomiler için en iyi çare;  fikir üretmektir, teknoloji satabilmektir.  Türkiye’nin ihtiyacı olan da bu sektörlerde üretim yapabilmek, , marka üretmek, faydalı model yaratabilmek, lisans hakkı satabilmek, katma değeri yüksek kılabilmektir.
Umuyoruz ki Türkiye ‘de de bu konuda başarılı çalışmalara imza atan girişimcilerin sayısı artacaktır.
Toplumsal ve iktisadi etkileri dikkate alındığında bilginin üretilmesinden başlayarak etkin biçimde işlenmesine ve kullanılmasına kadar geçen her aşamada hayatımızın bir  parçası haline gelen yazılımlar ve bu yazılımların üretildiği, pazarlanarak ticarete dönüştürüldüğü   sektör, özellikle bilgi temelli kalkınmanın geleceği için son derece önem taşımaktadır. Söz konusu sektörde eğitilmiş, yetişmiş insan faktörü de bir o kadar önemlidir.
Türkiye’de yaklaşık 2000 e yakın firmanın faaliyet gösterdiği yazılım sektöründe, firmaların çoğu KOBİ niteliğindedir, sermaye yapıları yeterince güçlü ve esnek olmamasına karşın gittikçe artan pazar payı ve teknolojik gelişmenin sağladığı hızlı makineleşme sürecinin de ivme kazanmasıyla Türkiye için bilgi temelli kalkınma sürecinin önemli bir aracı olabilecek potansiyeldedir.
Küreselleşme ve Teknolojik ilerlemelerin ortaya çıkardığı bu yapı, işletmeleri yoğun ve dinamik bir rekabet ortamında faaliyetlerini sürdürmek zorunda bırakmıştır.
Böyle bir ortamda yenilik, çoğu ekonomi ve işletme için rekabet üstünlüğü elde etmenin temel kaynağını oluşturmaktadır.
Tüm üyelerimizi işletmelerinde yenilikçiliği teşvik edecek çalışmalar yapmaya davet ediyorum.
Saygılarımla,

Gökhan Onur





15 Mayıs 2014 Perşembe

Soma Başsağlığı Mesajı - YAS

   
Soma`daki kömür ocağında gerçekleşen kazada ki  can kayıplarımız ve yaralananlar bizleri çok derin bir üzüntüye boğmuştur.  Kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah`tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Göçük altından yaralı olarak çıkan madencilerimize geçmiş olsun dileklerimizi sunar, kurtarma çalışmalarından sevindirici haberler gelmesini temenni ediyoruz.

Saygılarımla,

 Gökhan ONUR
TÜGİAD Bursa Şube
Yönetim Kurulu Başkanı



5 Mayıs 2014 Pazartesi

TÜGİAD Bursa Şubesi Toplantı Konuğumuz Rekabet Kurumu Başkanı Sn. Prof.Dr. Nurettin Kaldırımcı - 5.5.2014













5.5.2014 Tügiad Bursa Şubesi Toplantısı - Bursa




















Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı
Rekabet Kurumu Başkanı 


Başkan Gökhan Onur un konuşma metni:

Bu gün aramızda çok değerli bir konuğumuz var. Rekabet Kurumu Başkanı  Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı.
Bizim de yine gündemimizde ekonomik konular ve iş dünyasına yansımaları var.
Son verilere baktığımızda;
TÜFE yıllık bazda yüzde 8.39'dan yüzde 9.38'e yükseldi. Yıllık bazda enflasyon iki yıl aradan sonra ilk kez çift haneye yaklaştı.  Kur ve faiz oranlarının yüksekliğinin de enflasyon üzerinde gecikmeli de olsa etki gösterdiğini söylemek mümkündür. Bu veriler faizlerde biraz daha gecikmeli ve ölçülü bir faiz indirimi olabileceğini ifade ediyor.
Mart ayında ihracat verileri memnuniyet verici,  Sanayi sektörü ve yatırımlarda da bir toparlanma göze çarpıyor.  İhracat geçen yılın aynı ayında göre yüzde 12.4 oranında artarak aylık ihracatta bir rekor anlamında. Buna karşılık ithalat yüzde 3 oranında düştü ve geçen yılın mart ayında 7.4 milyar dolar olan dış ticaret açığı yüzde 30 oranında azalarak 5.2 milyar dolara geriledi.
Diğer taraftan yatırım malları ithalatında artış yüksekken tüketim malları ithalatında artışın düşük olması, hem yatırımların arttığını gösteriyor hem de uzun vade için olumlu bir veri.
Tabi söz konusu veriler genel veriler,  sektörel bazda bakıldığında ise farklı sonuçlar görülebiliyor.
Yılın ilk 3 çeyreğinde düşen Kapasite Kullanım Oranında da artış söz konusu, ayrıca son üç aydaki sipariş miktarı artışının etkisiyle Reel Sektör Güven Endeksinde de toparlanma göze çarpıyor. Kalıcı olmasını temenni ederiz.
Ekonomistler milli gelirin her yıl yüzde 20 sinin yatırıma yönelmesi gerektiğini savunuyor. Ancak buna şunu ilave etmek gerekir ki, bu yatırım artışının özellikle ihracatta rekabet edebilir ileri teknolojide ve yenilikçi üretime dönük katma değeri yüksek sektörlerde yatırım olması daha da önemli. Burada da önemli yük özel sektöre düşüyor,
Diğer taraftan faiz oranları kur dengesi açısından önemli olduğu kadar iç talep ve uygun yatırım ortamı için de önemli. Ekonominin can damarı faiz oranlarının düşmesi ekonomik canlanmanın yanı sıra dolaylı vergilerde artışı da olumlu etkilemektedir. Unutmayalım ki Türkiye’de dolaylı vergilerin %70’i perakende sektöründen toplanmaktadır.
Değinmek istediğim bir diğer konu da; hala belirsizlikte olan Türkiye- AB sürecinde tüm fasılların müzakereye açılmasının gerekliliğidir.  Bu süreç Türkiye’nin Avrupa Birliği standartları ile buluşması ve iş dünyası açısından da önemlidir. Haliyle kısa süre önce Türkiye’ye gelen Almanya Cumhurbaşkanı’nın yorumları ister istemez söz konusu fasılların müzakereye açılması konusunda desteğiniz nerede? Sorusunu akıllara getiriyor. Bunu hiç bir siyasi görüş içinde bulunmadan iş dünyasının bir neferi olarak ve Türkiye’nin  kazanımı açısından düşünmekteyim.
Konuşmamın son kısmında Bursa verilerine de bir göz atalım;
Bursa’da; ihracat 856 milyon dolar, ithalat 796 milyon dolar olarak gerçekleşti
Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu (URAK)’nun  İllerarası Rekabetçilik Endeksi sonuçlarına göre, Bursa, en rekabetçi dördüncü şehir konumundayken, Markalaşma Becerisi ve Yenilikçilik Endeksi'nde 100 milyon dolar üzeri ihracat, 500 büyük sanayi kuruluşu içindeki firma sayısı, patent tescil ortalaması, marka tescil, faydalı model ve endüstriyel tasarım değerleri ile Bursa İstanbul, Ankara ‘dan sonra  3. Sırada yer almaktadır.
Yine yapılan araştırma bulgularına göre Ticaret Becerisi ve Üretim Potansiyeli Endeksi'nde kullanılan kredi, tahsil edilen vergi, toplam kamu yatırımı, ihracat, sanayi tüketimi elektik, açılan şirket sayısındaki değişim oranı, dış ticaret, iç potansiyeli değerlerine göre  Bursa  İstanbul, Ankara Kocaeli ve İzmir’den sonra  5. Sırada yer almaktadır.

Bu veriler biz genç işadamlarına Bursa’yı daha yukarılara taşıma ve Türkiye’de yaratılan katma değere daha fazla katkı sağlama konusunda sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluğumuzun bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz.
Saygılarımla,
Gökhan Onur
Tügiad Bursa Şubesi
Yönetim Kurulu Başkanı 
5.5.2014 Almira Hotel Bursa

Tügiad Bursa Yönetim Kurulu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Recep Altepe Ziyaretimiz - 5.5.2014 Bursa







Bakkal Dükkanımız 1950 yılında


1950 yılında Rahmetli Dedem Hacı Cemal Onur ve Babam Hacı Seçkin Onur birlikte Bursa'nın Muradiye Semtinde yer alan Bakkal Dükkanımız önünde çektirdikleri fotoğraf.

MüsrifKöy TutumluKöy Hikayesi - Warren Buffett ın Dansla İşe Gitmek adlı eserinden alıntılanmıştır.

  Yazar              :  Warren Buffett Çevirmen      :  Canan Feyyat Derleyen      :  Carol Loomis Yayınevi       : Scala Yayıncılık Sf 343 ...